|
||
|
![]() |
||||||||
| Öss Öss soruları ve cevapları. Sınav merkezleri hakkında paylaşımlar, öss hakkındaki fikirleriniz. |
| |
|
![]() |
![]() |
|
|
Konu Seçenekleri | Modları Göster |
|
|
#1 | |
|
|
Tarih ders notlarıTarih ders notlarıEtiket: Tarih ders notları izle, Tarih ders notları indir, Tarih ders notları nedir. Tarih Nedir ?
Tarih, geçmiş insan topluluklarının, savaşlarını ve barışlarını, kültür ve uygarlıklarını, sosyo-ekonomik yapılarını, neden-sonuç ilişkisi içinde zaman ve yer göstererek, belgelere dayalı, inceleyen bilim dalıdır. Tarih Çeşitleri : Genel Tarih : İnsanoğlunun yeryüzündeki bütün geçmişini siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel tarihini başlangıçtan günümüze inceler. Örneğin : Dünya Tarihi Özel Tarih : Sadece bir devlet ya da milletin siyasi ekonomik ve kültürel tarihini inceler. Örneğin :Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Siyasi Tarih : Uluslararası siyasi olayları savaşları barışları ve ittifakları inceler. Örneğin : Osmanlı Siyasi Tarihi Uygarlık Tarihi : Bütün ulusların meydana getirdikleri uygarlık eserlerini kültür ve medeniyet ürünlerini inceler. Örneğin : Çin Uygarlığı Tarih Anlayışları : Hikayeci Tarih : Tarihi olayları neden-sonuç ilişkisi belirtmeden, belgelere dayandırmadan, efsanelere göre inceler. İlk temsilcisi Heredot'tur. Öğretici Tarih : Tarihi olaylardan ders almak ve liderleri örnek alarak yönlendirici rol oynamak amaçlanır. Sosyal Tarih : Toplumların her türlü faaliyetlerini inceler. Bilimsel Tarih : Olayları neden-sonuç ilişkisi içinde bilimsel olarak inceler. Tarih bilinci bu sayede ortaya çıkmıştır. Tarihe Yardımcı Bilim Dalları : Filoloji : Dil Bilimidir. Toplumların dillerini inceler. Coğrafya : Coğrafi bölgelerin özelliği ve iklimi tarihi olayların değerlendirilmesinde etkilidir. Örneğin Fenikelilerin deniz ticareti ile uğraşmalarının nedeni coğrafyalarının tarıma elverişli olmamasıdır. Kronoloji : Takvim bilimidir. Tarihi olayların oluş sırasını verir. Paleografya : Toplumların eskiden kullandıkları yazıları inceler. (Mısır hiyeroglifi, Sümerlerin çivi yazısı, Türklerin Orhun ve Uygur abideleri gibi) Bu bilim dalı tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasında etkili değildir. Antropoloji : İnsan ırklarını inceleyerek sınıflandıran bilim dalıdır. Diplomatik : Fermanlar, beratlar ve dönemin yazışmalarını inceler. Siyaset bilimi olarak da adlandırılır. Başlangıç noktası Kadeş Barışının imzalanmasıdır. Etnografya : Toplumların öz kültürlerini inceleyen bilim dalıdır. Arkeoloji : Kazı bilimidir. Tarih öncesi dönemlerin aydınlatılmasında yararlanılmaktadır. Sosyoloji : Toplum bilimidir. Tarihi olayları sosyoloji konularını hesaba katarak inceler. Kimya : C14 metodunu kullanarak eski kullanılmış araç ve gereçlerin yaşları hakkında bilgi verir. Nümizmatik : Eski paraları inceleyerek, toplumların ekonomik yapısı hakkında bilgi verir. Epigrafi : Kitabeleri inceler. Örneğin : Göktürk ve Kültepe yazıtları. Toponomi : Yer adlarını inceleyerek tarihe yardımcı olur. Heraldik : Mühür bilimidir. Eski mühürleri inceler. TARİH ÖNCESİ DEVİRLER ve TARİH DEVİRLERİ İnsan topluluklarının o dönemde kullandığı ve günümüze kadar gelebilen kalıntılardan yola çıkılarak iki bölüme ayrılır. TAŞ DEVRİ KABA TAŞ DEVRİ İnsanlığın en ilkel ve en uzun dönemidir. Bu dönemde henüz araç ve gereç yapımı başlamamıştır. İnsanlar kendilerini korumak için doğadaki sivri taşları olduğu gibi kullanmıştır. YONTMA TAŞ DEVRİ Bu dönemde insanlar taşları yontarak ilk defa araç ve gereç yapmışlardır. Bu aletler savunma ve avlanma amacıyla yapılmıştır. İnsan doğanın asalağı durumundadır. Tüketici, avcı ve toplayıcıdır. Ekonomik etkinliklerden ötürü göçebe bir yaşam sürmüşlerdir Mağara duvarlarına hayvan resimleri yapmışlardır. Dönemin sonlarına doğru ateş denetim altına alınmıştır. (Ateş önce insanları soğuktan ve yırtıcı hayvanlardan korumuş, daha sonraki dönemlerde ise insanlığın gelişimine önemli katkılarda bulunmuştur. Toprak kapların yapımında madenlerin işlenmesinde olduğu gibi) Yontma Taş Devrinin sonlarına doğru buzullar çözülmüş, iklim yumuşamıştır. CİLALI TAŞ DEVRİ Bu dönemde alet yapımı gelişmiş sert ve düzgün aletler yapılmıştır. Taşın yanısıra ilk defa topraktan da araç gereçler yapılmıştır. (Toprakkaplar yapılmış, seramiksanatı ilerlemiştir.) İnsanlık için güzel bir dönemin başlangıcıdır. İnsan doğanın asalağı olmaktan kurtulmuş ilk defa üretim faaliyetlerini başlatmıştır. İlk defa tarım başlamış, hayat tarzı değişerek yerleşik yaşama geçilmiştir. Bunun sonucunda ilk köyler kurulmuş, hayvanlar evcilleştirilmiştir. Menhir ve Dolmen adı verilen anıtlar dikilmiştir. Bitki liflerinden elbiseler dikilmiştir. MADEN DEVRİ BAKIR DEVRİ İşlemesi kolay olduğu için ilk kullanılan madenler bakır, altın ve gümüştür. Ancak doğada fazla bulunduğu için bakırdan daha fazla araç ve gereç yapılmış ve döneme damgasını vurmuştur. TUNÇ DEVRİ Bakır ve kalayın karışımından tunç elde edilmiş ve böylece daha sert dayanıklı araç gereçler yapılmıştır. Bu dönemde karasaban bulunmuş ve tarımda gelişim sağlanmıştır. Tüketim fazlası üretim elde edilmiş bu da ticaretin gelişmesini sağlamıştır. İlk şehir ve devlet yapıları kurulmuştur. DEMİR DEVRİ Demirin yüksek ısıda işlenebilmeye başlanması ile sanayide önemli gelişmeler sağlanmıştır. Ticaret hızlanmış ve dönemin sonlarına doğru yazı icat edilmiştir. TARİH DEVİRLERİ Tarih, yazının icadı ile başlayan zaman dilimi içerisinde devirlere ayrılırken, insanlık tarihini etkileyen büyük ve önemli olay ve buluşlara göre dört bölüme ayrılır. İLK ÇAĞ Yazının bulunmasıyla başlayıp (M.Ö. 4000-3500) Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışına kadar sürer. En uzun süren çağ olarak bilinir. ORTA ÇAĞ Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışından (476), İstanbul'un Türkler tarafından fethine kadar (1453) sürer. YENİ ÇAĞ İstanbul'un fethinden, 1453 tarihinde başlayıp, 1789 tarihli Fransız İhtilaline kadar sürer. YAKIN ÇAĞ 1789 Fransız İhtilali ile başlayıp, günümüze kadar sürer. Çin-Hint-İskit Medeniyetleri ÇİN MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ Çin'in tarihi Yontma Taş Devri'nde başlamıştır. Şensi ve Kansu'da Türk kültürü etkili olmuştur. Tunguz, Moğol, Türk ve Tibet kültürleri Çin'de etkili olmuştur. ÇİN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK Çin'de egemen olan dinlerin başında, Taoizm, Konfüçyüsçülük ve Budizm gelir. İpek üretimi sayesinde İpek yolu gelişti. Çinliler Çin yazısını kullandılar. M.Ö. XI' yy'da mürekkep kullandılar. M.Ö. 105'li yıllarda kağıdı icat ettiler. M.S. 650'de matbaayı kullandılar. HİNT MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ En eski medeniyetler İndus Medeniyetleri'dir. Hindistan'daki ilk medeniyet Sint Medeniyeti'dir. İndus ve Ganj nehirleri verimliliği artıran etkendir. Güçlü devletler oluşamamış, küçük prenslikler ortaya çıkmıştır. Kast örgütünü Ariler kurmuştur. HİNT MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK Eski Hint Medeniyeti'nde en önemli toplumsal kurum KAST Teşkilatı'ydı. Kast Teşkilatı beş bölümden oluşurdu. 1. Brahmanlar : Din adamları 2. Ksatriyalar : Askerler ve soylular 3. Vaysiyalar : Sanatkar, tüccar ve köylüler 4. Südralar : İşçiler 5. Paryalar İSKİT MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ İskitler, M.Ö. XI. yy. ile M.S. II. yy. arasında yaşamışlardır. Göçebe-atlı kavimlerin en büyüğüdürler. Diğer adları Sakalar olup, tarihte Önemli rol oynayan ilk Türk topluluğudur. M.Ö. VII. Yüzyıllarda Tuna Nehri'ne ulaştılar. İskitler, Yakut Türkleri'nin atalarıdır. İSKİT MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK İskitler ölümden sonraki hayata inandıkları için ölülerini Kurgan olarak bilinen çadır mezarlara gömerlerdi. İskitler, en eski Türk dini olan Şamanizme inanırlardı. İskitlerin Asya'daki mücadeleleri Alper Tunga Destanı'nda anlatılmıştır Mezopotamya Medeniyetleri AKADLAR SİYASİ TARİHİ Akadlar, Sami Soyundan gelir. Başkent Akad olmak üzere, M.Ö. 2350 yılında Kral Sargon önderliğinde krallıklarını kurdular. Kısa sürede tüm Mezopotamya'ya hakim olduktan sonra Sümer Medeniyeti'nin yayılmasını sağladılar. Kral Sargon önderliğinde tarihteki ilk büyük imparatorluğu kurdular. Akad Krallığı, M.Ö. 2150 tarihinde Uruk Krallığı tarafından yıkıldı. AKADLAR KÜLTÜR VE UYGARLIK Akadlar, Sümer Uygarlığı'nı devam ettirerek büyükbir imparatorluk kurdular. Tarihte ilk kez daimi ordu kuranlar Akadlar olmuştur. ASURLULAR SİYASİ TARİH Asurlular, Sami ırkına mensuptur. M.Ö. 2000'lerde Mezopotamya'ya geldiler. Başkentleri en önemli ticari merkezleri Asur kentiydi. Tüccar bir kavim olan Asurlular, en çok Anadolu'da ticaret yapmışlardır. Asurluların varlığına M.Ö. 612'de Medler, Babilliler ve İskitler tarafından son verildi. ASURLULAR KÜLTÜR VE UYGARLIK Asurlular daha çok Anadolu'da yaptıkları ticaret ile tanınırlar. Anadolu'da ticari koloniler kurdular. Anadolu'da, Asur Pazar yerlerine KARUM denir. Büyük bir askeri imparatorluk kurdular. Güçlü orduları ve şiddetli kanunları vardı. En ünlü tanrıları Asur'du. Mezopotamya'da ölümden sonra hayat inancı olmadığından, anıt mezarlara hiç rastlanmaz. BABİLLİLER SİYASİ TARİH Sami soyundan gelen Amurrular'a Babilliler denir. Başkent Babil olmak üzere M.Ö. XIX. yy'da Mezopotamya'nın en güçlü devletini kurdular. Birinci Babil Devleti'ni M.Ö. 1594'te Hititler yıktı. İkinci Babil Devleti'ni M.Ö. 539'da Persler yıktı. BABİLLİLER KÜLTÜR VE UYGARLIK Babilliler, Kral Hammurabi zamanında mutlak krallığa dayalı büyük bir imparatorluk kurdular. Sümer Kralı Urukagina tarafından yazdırılan ilk kanunlardan sonra Mezopotamya'da bilinen diğer bir kanun ise Hammurabi Kanunları'dır. Babilliler, astronomi çalışmaları yapmışlar, burçları bulmuşlar ve yılı 354 güne bölmüşlerdir. Babillilere ait en önemli sanat eserleri şunlardı : Hammurabi Steli, Babil Kulesi ve Babil'in Asma Bahçeleri. SÜMERLER SİYASİ TARİHİ Mezopotamya'da kurulan ilk devlet Sümerler'dir. Sümerlere ait en önemli şehirler, Lagaş, Uruk, Endu, Kalde ve Kaş'tı. Sümerler, M.Ö. 1950'de Elamlar tarafından yıkıldı. Çivi yazısını icat eden Sümerler böylelikle tarihi devirleri başlatmış oldular. SÜMERLER KÜLTÜR VE UYGARLIK Sümerler krallarına Patesi adını verirlerdi. Yazı, tarihte ilk defa Sümerler tarafından kullanıldı. Tarihte bilinen en eski kanunlarda Sümerler'e aittir. Doğa güçlerine inanan Sümerler'de en ünlü tanrılar, Anu (Gök tanrısı), Enlil (Yeryüzü tanrısı), Enki (Okyanus tanrısı)'dır. Sümerlerde en önemli sanat eserleri zigguratlardır. Sümerler meydana getirdikleri yüksek uygarlık seviyesinde bilimde de ileri gitmişler bilim alanında şu çalışmaları yapmışlardır. 1. Ayı 30, yılı 360 gün olarak hesapladılar. 2. Gece ve gündüzü 12'şer saate böldüler. 3. Bir yılı 12 ay olarak hesapladılar. 4. Ay ve Güneş tutulmasını hesapladılar. 5. Aritmetik ve geometrinin temellerini attılar. 6. Çarpma ve bölme cetvellerini buldular. 7. Daireyi 360 dereceye böldüler. İbrani-İran-Fenike Medeniyetleri İBRANİ MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ İbraniler Sami asıllı bir kavimdir. M.Ö. XVII. yy'da Filistin'de ilk devletlerini kurdular. İbrani Devleti, Hz. Süleyman zamanında İsrail Devleti ve Yahudi Devleti olmak üzere ikiye ayrıldılar. Eski İsrail Devleti'ni Asurlular yıktı. Eski Yahudi Devleti'ni, Babilliler yıktı. 1948'de İsrail Devleti yeniden kuruldu. İBRANİ MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK Yahudiler, tek tanrılı din olan Museviliğe inandılar. Musevilik, sadece Yahudilere ait bir dindir. İbranilere ait en önemli sanat eseri, Kudüs'teki Hz. Süleyman Tapınağı (Mescid-i Aksa)'dır. İRAN MEDENİYETİ SİYASİ TARİHİ İran Medeniyeti'ni, Medler ve Persler meydana getirdi. Medleri M.Ö. 550'de Persler yıktı. Persleri M.Ö. 330'da Büyük İskender yıktı. İRAN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK Devlet yönetiminde mutlak krallık vardı. Kral, tanrı Ahuramazda'nın yeryüzündeki temsilcisi. İranlılar Zerdüştlük dinine inandılar. FENİKELİLER SİYASİ TARİH Fenikeliler Sami asıllı bir kavimdir. M.Ö. 2000 yılında devletlerini kurdular. Toprakları tarıma elverişli olmadığı için deniz ticareti yaptılar. Asurlular, Babilliler ve Persler tarafından yıkıldılar. FENİKELİLER KÜLTÜR VE UYGARLIK Fenikeliler daha çok deniz ticaretiyle uğraştılar. Deniz ticareti sonucunda bir çok koloni elde ettiler. Kendilerine özgü 22 harflik bir Fenike Alfabesi kullandılar. Ön Asya Uygarlığı'nı Ege Havzası'na taşıdılar. Mısır Medeniyetleri MISIR MEDENİYETİ SİYASİ TARİH Eski Mısır'ın tarihi M.Ö. 3000 yıllarında başlar. M.Ö. 333 yılında Büyük İskender'in Mısır'ı almasıyla son bulur. MISIR MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK Mısır'da monarşik-bürokratik devlet yapısı vardı. Devlet yönetiminde en tepede firavunlar bulunur, firavunlar tanrının oğlu sayılırdı. Firavunlar tanrının oğlu olduğundan ilah-kral anlayışı görülürdü. Vezirlik ilk kez Mısır'da görülmüştür. Mısırlıların en önemli tanrıları Amon-Ra ve Ösiris'ti. Mumyacılık ve tıp alanında ilerlemişlerdi. 24 harflik hiyeroglif denen bir resim yazısı kullanılmıştır. Mısır bilimini Nil Nehri'nin hareketliliği etkilemiştir. Yılı 365 gün ve 12 ay olarak hesapladılar. Matematikte ve tıpta ileri gittiler. Önemli sanat eserleri : Piramitler Amon Tapınağı Beni Hasan Mezarları Labirentler Anadolu Medeniyetleri HİTİTLER SİYASİ TARİH Anadolu'da ilk devlet kuranlar Hattiler'dir. Hattilerin başkenti Alacahöyük'tü. Hititler M.Ö. 2000'lerde devletlerini kurdular. Hititlerin başkenti Hattuşaştır. M.Ö. 1280'de Mısırlılarla savaştılar. Mısır savaşı sonunda tarihte bilinen ilk antlaşma olan KADEŞ Antlaşması imzalandı. Hititler, M.Ö. 1200'de Asurlular'ın ve Frigler'in saldırısı sonunda yıkıldı. HİTİTLER KÜLTÜR VE UYGARLIK Hititlerdekralın yetkileri pankuş meclisi ile sınırlandırıldı. Hititler, anayasa ile taht kavgalarını engellediler. Hititler'demerkezi krala Tabarna denirdi. Kraldan sonra ana kraliçe Tavananna söz sahibiydi. Hititlere ait en önemli sanat eserleri, Alacahöyükteki Sfenks, Yazlıkaya Kabartması ve İvriz Kabartması'dır. Anadolu'da feodal bir tımar sistemi vardı. Hititler'in,güçlü orduları vardı. Hititler, Asurlular'dan öğrendikleri çivi yazısını kullandılar. Hititler hiyeroglif yazısı da kullandılar. Hititler'in tanrılar için yazdıkları yıllıklara Anal denir. Evliliği sözleşmeye dayandırıp aile hukuku meydana getirdiler. Anadolu ekonomisi tarıma dayalıydı. Hititler dokumacılıkta ilerlediler. Hitit ülkesine Bin Tanrı İli denir. Hititler'de öbür dünya inancı yaygın değildi. Teşup ve karısı Hepat Hitit tanrılarıdır. FRİGYALILAR SİYASİ TARİH M.Ö. 750 Yıllarında kuruldu. Başkenti Gordion, yani Yassıhöyüktü. M.Ö. 676 yılında Kimmerler ve Lidyalıların saldırısı sonunda yıkıldı. FRİGYALILAR KÜLTÜR VE UYGARLIK Frigyalılar Kaya mimarisi, dokumacılık ve kilimcilikte ileri gittiler. En önemli sanat eseri Midas Mezarı'dır. Frigyalılar Fenike harf yazısını kullandılar Tarımı koruyucu yasalar yaptılar. LİDYALILAR SİYASİ TARİH Lidya Devleti M.Ö. 687'de kuruldu. Başkentleri Sart'tı. M.Ö. 546 yılında Persler'in saldırısı sonunda yıkıldı. LİDYALILAR KÜLTÜR VE UYGARLIK Lidyalılar mimaride ileri gittiler. Kuyumculuk ve heykelcilikte ilerlediler. Paralı askerlerden oluşan bir ordu kurdular. Fenike harf yazısını kullandılar. Tarihte parayı ilk defa Lidyalılar kullandı. Dünyanın en eski serbest pazar şehri Sart'ı kurdular. Sart'tan başlayan ve Ninova'da biten Kral Yolu'nu yaptılar. Kibele, Artemis, Zeus ve Apollo gibi Yunan tanrılarına taptılar. İYONYALILAR SİYASİ TARİH İyonya Devleti, Batı Anadolu'da Akalar tarafından kuruldu. Batı Anadolu'da polis (Şehir devletleri) kurdular. Bu polislerin en önemlileri Milet, Foça, Efes ve İzmir'dir. M.Ö. VII. Yüzyılda Lidyalılar'ın ve Persler'in saldırısı sonunda yıkıldı. İYONYALILAR KÜLTÜR VE UYGARLIK İyonyalılar, önce monarşi ve oligarşi ile daha sonra demokrasi ile yönetildiler. Zaman zaman tiran yönetimi de görüldü. İyonyalılar daha çok dini mimaride ileri gittiler. En önemli sanat eserleri, Artemis Tapınağı ve Apollo Tapınağı'dır. Fenike harf yazısını kullandılar. Özgür düşünce, demokrasi ve bilimde ileri gittiler. Denizcilikle uğraştılar, koloniler kurdular. İyonyalılarda, öbür dünya inancı yoktu. URARTULAR SİYASİ TARİH Urartu Devleti M.Ö. IX. Yüzyılda Hurriler tarafından kuruldu. Başkentleri Tuşpa, yani bugünkü Van'dı. M.Ö. 600 yılında,İskitler ve Medler'in saldırısı sonunda yıkıldı. URARTULAR KÜLTÜR VE UYGARLIK Mimaride oldukça ilerleyen Urartular, bir çok kale, bend ve kanal yaptılar. Urartular'dan günümüze kadar gelen en önemli sanat eserleri, Van Kalesi, Çavuştepe Kalesi ve Altıntepe Kalesi'dir. Urartular, çivi yazısını kullandılar. Mezopotamya'nın aksine Anadolu'da ölümden sonra hayata inanış görüşmüştür. Roma-Yunan-Helen Medeniyetleri ROMA MEDENİYETİ SİYASİ TARİH Roma şehir Devleti, M.Ö. 753'de Etrüskler tarafından kuruldu. M.S. 395 yılında Batı Roma ve Doğu Roma olmak üzere ikiye ayrıldı. Batı Roma İmparatorluğu, M.S. 476'da yıkıldı. Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans), 1453'te Fatih Sultan Mehmet tarafından yıkıldı. Krallık Devri (M.Ö. 753-M.Ö. 510) Cumhuriyet Devri (M.Ö. 510-M.Ö. 27) İmparatorluk Devri (M.Ö. 27-M.S. 395) Bizans İmparatorluğunun yıkılması ile Orta Çağ bitti, Yeni Çağ başladı. ROMA MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK Roma halkı üç gruba ayrılırdı. Bunlar : Patriciler : Her türlü hakka sahip olanlar. (Yönetime katılabiliyor) Plepler : Hiç bir siaysi hakkı olmayan çiftçi, köylü ve sanatkarlar. Köleler : Ne siyasi ne de toplumsal hakka sahip. Roma medeniyeti denince akla ilk gelen On İki levha Kanunları'dır. Roma Medeniyeti'nden günümüze kalan en önemli sanat eserleri şunlardır : Aspendos Tiaytrosu (Antalya) Ogust Mabedi (Ankara) Elmadağ Su Yolu (Ankara) Roma Hamamı (Ankara) Bozdoğan Kemeri (İstanbul) Çemberlitaş (İstanbul) YUNAN MEDENİYETİ SİYASİ TARİH Ege medeniyetini meydana getiren medeniyetler şunlardır. Yunan medeniyeti, Makedonya Medeniyeti, Trakya Medeniyeti, Anadolu Medeniyeti, Girit Medeniyeti ve Rodos Medeniyeti. Yunan Medeniyeti, M.Ö. 1200 yılında Dorlar tarafından kuruldu. Yunan Medeniyeti denince akla Polis (şehir devletleri) gelir. Yunan Medeniyeti'ne ait en önemli polisler şunlardır. Atina, Isparta, Korint, Tebai, Larissa, Magara. YUNAN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK Tarihte bilinen ilk demokrasi denemeleri Yunanistan'da görülür. Yunanistan!da sınıf farkını ortadan kaldırmak için Drakon, Solon ve Kleistenes Kanunları ortaya çıkmıştır. Yunanistan'da felsefenin öncülerinden Sokrates, Platon, Aristotales ve Thukidides yetişmiştir. Eski Yunan'da sanat alanında heykelciliğe önem verilmiştir. HELEN MEDENİYETİ SİYASİ TARİH Makedonya kralı Büyük İskender, M.Ö. IV. yy.'da Doğu'ya bir sefer yaptı. Bu sefer sonunda Hellenizm Uygarlığı doğdu. Helen Medeniyeti'ne ait en önemli kültür merkezleri İskenderiye ve Antakya'dır. HELEN MEDENİYETİ KÜLTÜR VE UYGARLIK Helen Medeniyeti'nde daha çok pozitif bilimlerde ilerleme görülmüştür. Helen Medeniyeti'nden günümüze kalan en önemli sanat eserleri, Zeus sunağı ve İskender Lahiti'dir. |
|
|
#2 |
|
|
İslamiyet'ten Önce Orta Asya'da Kurulan Türk Devletleri
Türkler'in İlk Ana Yurdu Türkler'in ilk ana yurdu Orat Asya'da; Batı'da Hazar Denizi'nden Doğu'da Kingan Dağları'na, Kuzey'de Altay Dağları'ndan Güney'de Hindukuş ve Karanlık Dağları'na kadar uzanan bölgedir. Bu bölge, coğrafi yapısı ve iklim şartlarının da elverişli olması nedeniyle Türkler tarafından Ana Yurt olarak tercih edilmiştir. Göçebe kültürünün sonucunda şu durum ortaya çıkmıştır. Merkezi yapı güçlenememiş, Teşkilatçı özellik gelişememiş, Mimari ve şehircilik ortaya çıkmamış, Ekonomi, hayvancılığa dayalı kalmış, Askeri yapıysa gelişmiştir. Türkler'in Orta Asya'dan Göç Etmenlerinin Nedenleri : Topraklarının tarıma elverişsiz olması, Hayvanlar için otlakların yetersiz olması, İklim koşullarının değişmesi nedeniyle kuraklık ve şiddetli kış yaşanması, Türk boyları ve yabancı kavimlerle yapılan mücadelelerdir. Asya Hun (Büyük Hun) Devleti Merkez Ötügen olmak üzere Orhun ve Selenga nehirleri çevresinde kuruldu. Tarihte bilinen ilk Türk devletidir. Devletin kurucusu ve ilk hükümdarı Teoman'dır. Çinlilere karşı seferler yaptılar, Çinliler de bu seferleri durdurmak için Çin Seddi'ni yapmak zorunda kalmışlardır. Teoman'ın oğlu Meta Han döneminde; diğer Türk devletlerine de örnek olacak "onluk sistem"e dayalı ilk düzenli Türk ordusu kuruldu. Asya Hun Devleti'nin Yıkılışı Mete Han'ın ölümünden sonra oğulları ülkeyi iyi yönetemediler. Çin entrikaları ve bu devletle yapılan savaşlar ülkeyi zayıflattı. İpek Yolu'nun Çin kontolüne geçmesi nedeniyle Hun ekonomisi bozuldu. Artan Çin baskısı nedeniyle ülke iyice zayıflayarak Doğu ve Batı olarak ikiye ayrıldı. Kavimler Göçü : Çin baskısından kaçan Kuzey Hunları, M.S. 375'de Batı'ya göç etmeye başladılar. Hun göçleri sonunda Karadeniz'in Kuzeyi'ndeki Germen kavimleri Batı'ya göç etti. Doğu Germen kavimlerinin göçü sonucunda , Roma İmaparatorluğu, M.S. 395 tarihinde, Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrıldı. UYARI : Avrupa'ya ve Anadolu'ya ilk Türk akını bu dönemde düzenlenmiştir. Bu akınlar Anadolu'ya yerleşme ve yurt edinme amacı taşımamaktadır. Avrupa Hun Devleti M.S. 400'lerde başkent Etzelburg olmak üzere Avrupa Hun Devleti kuruldu. Bu sırada Hun hükümdarı Balamir'di. Avrupa Hunları'nın en ünlü hükümdarı Attila'dır. Attila, 447 yılında büyük bir ordu ile Doğu Roma (Bizans) üzerine yürüdü ve onları vergiye bağladı. 451 yılında Batı Roma İmparatorluğu üzerine ve 452 yılında da İtalya üzerien iki büyük sefer yaptı. Göktürk Devleti 552'de Avarlar'a karşı isyan ederek, Bumin Kağan önderliğinde Ötügen merkez olmak üzere kuruldu. Tarihte Türk ismini devlet isimlerinde kullanan ilk topluluktur. Bumin Kağan'ın yerine geçen Mukan Kağan zamanında devlet en parlak dönemini yaşadı. İstemi Yabgu döneminde Bizans ile Sasani Devleti'ne karşı büyük mücadeleler yapıldı. Göktürk Devleti, Çin entrikaları sonucu, 582 yılında Doğu ve Batı Göktürkler olarak ikiye ayrıldı. UYARI : Bu dönemde İpek Yolu, Göktürk, Sasani ve Bizans Devletleri'ni karşı karşıya getirmiştir. İlk Türk-Bizans ittifakı Sasaniler'e karşı bu dönemde olmuştur (571). Hedef doğu-batı ticaretini ele geçirmektir. II. Göktürk (Kutluk) Devleti 682 yılında Kutluk Kağan önderliğinde kuruldu. Ünlü hükümdarları Bilge Kağan döneminde, vezirleri Kültigin ve Tonyukuk ile birlikte, en parlak dönemlerini yaşadılar. Bilge Kağan'ın ölümünden sonra zayıflayarak Basmil, Karluk ve Uygurlar'ın isyanı sonucu yıkıldılar. UYARI : Türk tarihinin ve Türk edebiyatının ilk yazılı kaynağı olarak kabul edilen Orhun yazıtları bu dönemde yazılmıştır. Bu yazıtlarda Göktürk Tarihi ve Türk Uygarlığı hakkında önemli bilgiler verilmektedir. Uygur Devleti Yerleşik yaşamı benimseyen ilk Türk topluluğudur. Budizm ve Maniheizm'i benimsediler. Çin'den sonra matbaayı geliştirerek ikinci kez kullanılan ve hareketli harfleri icat ettiler. 840 yılında Kırgız Türkleri tarafından yıkıldılar. UYARI : Budizm ve Maniheizm Uygurların hem mimari alanında hem de savaşçı özelliklerini kaybetmelerinde etkili olmuştur. Kırgızlar, Uygurları yıkarak Türk yurdunun Moğollar'ın eline geçmesine neden olmuşlardır. Bu yüzden Türk tarihinde olumsuz anılmışlardır. Avarlar En ünlü hükümdarları Bayan Kağan döneminde Doğu Roam İmparatorluğu üzerien bir çok sefer yaptılar. Sasanilerle birleşerek ilk defa İstanbul'u kuşattılar fakat ele geçiremediler. Hristiyanlığı kabul eden Türk topluluklarındandırlar. istanbul'u ikinci defa kuşattılar fakat bundaki başarısızlıkları zayıflamalarına sebep oldu ve 805 yılında Franklar'ın saldırısı sonucunda yıkıldılar. UYARI : İslamiyet'i kabul eden boylar bugünkü Kazan Türklerinin temelini oluşturur. Bulgarlar Orta Asya'dan ve Oğuzlar'dan koparak Batı'ya göç eden kabilelerin birleşmesiyle oluştular. Bir kısım Bulgar Türkleri Volga Nehri çevresine gelerek İdil (Volga) Bulgar Devleti'ni kurdular. Bu devlet 1236 yılında Altın Ordu Devleti tarafından yıkıldı. Türk boylarına gelen diğer Bulgar Türkleri burada Tuna Bulgar Devleti'ni kurdular. Tuna Bulgarları zamanla Slavlaşarak ve IX. yüzyılda da Hristiyanlığı kabul ederek tarih sahnesinden silindiler. Hazarlar Hazar Türkleri tarafından Karadeniz'in kuzeyi ile Kafkaysa arasında kuruldu. Hz. Ömer ve Hz. Osman zamanında İslam ordusu ile mücadele ettiler. Hazar Türkleri, Museviliği kabul eden ilk Türk topluluğu olduklarından İslamiyet'in Avrupa'da yayılmamasında etkili oldular. UYARI : Museviliği daha çok merkez yönetiminde bulunanlar kabul etmişlerdir. Halk arasında ise daha çok Hristiyanlık, Müslümanlık ve Şamanizm görülür. Macarlar Macar boyları Peçenek baskısı sonunda bugünkü Macaristan'a yerleştiler. Avrupa'nın batısına ve güneyine akınlar yaptılar. 995 yılında Germen Kralı'nın karşı akını sonucunda büyük yenilgi aldılar. Bu tarihten itibaren yavaş yavaş Hristiyanlaşarak kültürel özelliklerini kaybettiler. UYARI : Macarlar, Hristiyanlığın Katolik mezhebini benimseyen tek Türk boyudur. Dinlerindeki değişim devlet yapılarına yansımış, boylar birliğine dayalı siyasi yapıdan, krallık sistemine dayalı bir yapıya geçmişlerdir. macarlar aynı zamanda, Germenlerin Balkanlara inmesi ve Balkanlardaki Slavlarla kuzeydeki Slavların birleşmesini engellemişlerdir. Peçenekler Göktürk ve Uygur hakimiyetinde yaşadıktan sonra, X. yüzyılda Batı'ya göç ettiler. Macar ve Rus tarihinde etkili oldular. XI. yüzyılda Hristiyanlığı kabul ettiler. Malazgirt Savaşı'nda Oğuzlarla birlikte Bizans ordusuda yer aldılar. 1091 'de Kıpçaklarla yaptıkları bir savaşta yenildiler ve giderek dağıldılar. UYARI: Peçenekler, Bizans ordusunda ücretli asker olarak görev almıştır. Bizans, Peçenekler'in bazılarını da Anadolu'ya yerleştirmiştir. Kıpçaklar (Kumanlar) Kıpçaklar, XI. yüzyılın başlarında Moğollar'ın baskısıyla Orta Asya'dan göç ederek Doğu Avrupa'ya geldiler. Ruslarla büyük mücadeleler sonucunda Ruslar'ın Karadeniz'e inmelerini engellediler. Zamanla ortadan kalktılar. UYARI : Kıpçakların Seyhun Irmağı boylarında Oğuzlarla yaptıkları savaşlar, Dede Korkut Hikayeleri'ne konu olmuştur. Oğuzlar Oğuzlar başta Selçuklu ve Osmanlı olmak üzere daha bir çok Türk devletinin kurucuları olarak bilinirler. Göktürk Devleti yıkıldıktan sonra Uygurların hakimiyeti altına girdiler. Uygurların yıkılmasından sonra başkent Yenikent olmak üzere devlet kurdular. Malazgirt Savaşı'nda, Bizans ordusunda yer aldılar. UYARI : Oğuzların tarihte büyük devletlerin kuruluşunda etkili olmaları Türk toplulukları içinde en önemli boy kabul edilmelerine neden olmuştur. Türk toplulukları içinde İslamiyet'i kabul eden Oğuzlara "Türkmen" denilmiştir. Uzların bir kısmı Hristiyanlığı kabul ederek Hristiyanlaşmışlar, Kafkasya'nın güneyine inen diğer bir kısmı ise İslamiyet'i kabul ederek Müslümanlaşmışlardır. Türgeş Devleti I. ve II. Göktürk Devletleri hakimiyetinde yaşadıktan sonra VII. yüzyılda Balasagun merkez olmak üzere devletlerini kurdular. Sulu Kağan önderliğinde Emevilerle uzun yıllar mücadele ettiler. Yerleşik yaşamı benimsediler ve tarihte parayı kullanan ilk Türk topluluğu oldular. 766 yılında Karluklar tarafından hakimiyetlerine son verildi. UYARI: İslamiyet'in Orta Asya'da yayılmasını bir süre engellemişler böylece Orta Asya Türkleri'nin Araplaşmasını önlemişlerdir. Karluklar VI. yüzyılda Doğu Göktürk Devleti'ne bağlı olarak, Altay Dağları'nın batısında Kara İrtiş Nehri boylarında yaşadılar. Talas Savaşı'nde Müslümanlar'ın tarafını tutarak Orat Asya'nın Çinlileşmemesinde önemli rol oynadılar. Talas Savaşı'ndan sonra İslamiyet'i kabul ederek Müslüman olan ilk Türk boylarından biri oldular. Sabirler Ural Dağları'nın Güneyineve Kuzey Kafkasya'ya yerleştiler. VI. yüzyıldan itibaren Doğu Avrupa'ya kadar inerek bu bölgedeki Bizans ve Sasani Devleti ile mücadele ettiler. 557 yılında Avarlarla yaptıkları savaşta yenilip, bu tarihten itibaren gittikçe zayıflayarak tarih sahnesinden silindiler. Sibirya bölgesi, Sibirlerin bu bölgede yaşamalarından dolayı bu adı almıştır. İlk Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık Devlet Yönetimi Uygurlar dışında bütün Türk Devletleri göçebe devlet şeklinde yaşamışlardır. Aileler obaları, obalar boyları, boylar ise budunları meydana getirirdi. Devlet, hanedanın ortak malı kabul edilirdi. Hakanın yetkileri "Kurultay" denilen danışma meclisi ile sınırlandırılmıştı. UYARI : Bu durum Türk devletlerinde taht mücadelelerine sebep olmuştur. Bu yüzden Türk devletleri çok kısa sürelerde yıkılmıştır. Devlet kuzey-güney, doğu-batı, sağ-sol olmak üzere ikiye ayrılırdı. Sağı hükümdarlar yönetirdi. Senede iki kez toplanan Kurultay adı verilen bir meclis vardır. Boy beylerinden oluşurdu. Önemli kararlar alınırdı. Kurultay, Türklerde askeri yapıda demokrasinin olduğunu gösterir. Hukuk İslamiyet öncesinde kurulan Türk devletlerinde yazılı hukuk kurallarına rastlanmaz. Genelde, sosyal hayatı düzenleyen sözlü hukuk kuralları yani töreler baskındır. Devlet yapısında töreyi uygulayan adalet teşkilatının başı hükümdardır. Töre hükümleri ile çok ağır cezalar verildiği görülmüştür. Ordu İlk Türk devletlerinde kadın-erkek her Türk asker sayılırdı. İlk düzenli Türk ordusu Asya Hun İmparatoru Mete Han tarafından kuruldu. Ordunun başında başbuğ denilen başkomutan bulunurdu. Türkler savaşlarda en çok sahte ricat denilen geri çekilme taktiğini uygulayarak başarılı oldular. UYARI : Mete Han tarafından kurulan ordu, Türk Kara Kuvvetleri'nin temeli olarak kabul edilmiş ve Çin, Moğol, İran, Bizans ve Roma'yı da etkilemiştir. Din Tek bir tanrının varlığına inanılmış, Tanrı'ya "tengri" adı verilmişti. Bu tanrı Gök tanrı olarak da bilinmekteydi. Doğa da bir takım gizli güçlere inanılırdı. Şamanizm yani iyi ruh ile kötü ruhun varlığına inanılan bir inançta yaygındı. Öldükten sonra yaşama inanç vardı. UYARI : İslamiyet öncesi Türklerde görülen tek Tanrı inancı, İslamiyet'in kabul edilmesinde etkili olmuştur. Bu Türklerde öldükten sonra yaşama inanılır, mezarlara Balbal'lar dikilirdi. (Balbal, öldürülen düşman sayısı kadar dikilirdi.) Ekonomik Hayat Bozkır kültürünün bir sonucu olarak göçebe ve yarı göçebe bir hayat sürmüşlerdir. Göçebe hayatın bir sonucu olarak hayvancılık zorunlu geçim kaynağı olmuştur. Bununla birlikte balıkçılık, tarım ve yağmacılık da ekonomik hayatta önemli yer almıştır. Dil ve Edebiyat Türklerde görülen en eski dil Göktürkçe ve alfabe olarak da Göktürk alfabesidir. VII. yüzyılda Göktürkler tarafından Göktürk alfabesi ile yazılan Orhun kitabeleri bilinen en eski Türk yazıtları olarak kabul edilir. Uygurlar da Uygur alfabesini kullanmışlar ayrıca hareketli harfleri bulmuş ve matbaayı kullanmışlardır. Bilim ve Sanat Oniki hayvanlı Türk takvimini meydana getirmişlerdir. Bilim adamlarından meydana gelen ve Keneş Meclisi adı verilen bir meclisi meydana getirmişlerdir. Göçebe hayat sürdükleri için taşınabilir sanat eserleri olarak kemer, kılıç, at koşumu gibi el sanatları ile uğraşmışlardır. Uygurlar döneminde Maniheist mabetler yapılmış, mezar anıtları ve saray yapılarına da rastlanmıştır. İslamiyet'in Doğuşu Dünyanın Durumu Arap Yarımadası'nın kuzeyinde Bizans İmparatorluğu, Doğu'da Sasani Devleti, Mısır'da Romalılar, Orta Asya'da Göktürk Devleti, Avrupa'da Kavimler Göçü sonrasında Batı Roma İmparatorluğu yıkılmıştı. Arap Yarımadası'nın Durumu Arap yarımadası; Uzak Doğu, Afrika ve Akdeniz ülkeleri arasındaki ticaret yolu üzerinde köprü görevi yapmaktaydı. En yaygın din çok tanrılı putperestlikti. Bu dinin en büyük putları olan Lat, Menat, Hubel ve Uzza, Hz. İbrahim'in yapmış olduğu Kabe'de bulunmaktaydı. Arap Yarımadası'nın en önemli bölgesi; Mekke ve Medine'nin de içinde bulunduğu Hicaz bölgesiydi. Mekke'ye V. yüzyıldan itibaren Hz. İsmail soyundan gelen Kureyş Kabilesi hakimdi. Hz. Muhammed Dönemi Hz. Muhammed'in Doğuşundan İlk Vahye Hz. Muhammed 570 yılında Mekke'de dünyaya geldi. 25 yaşında Hz. Hatice ile evlendi. 610 yılında Hz. Cebrail, kendisine Kur'an-ı Kerim'in ilk ayetlerini getirdi. Ona ilk inananlar, eşi Hz. Hatice, amcasının oğlu Ali, Mekke'li tüccarlardan Ebubekir ve azat ettiği kölesi Zeyd'di. 621'de Medine'li 12 Müslüman Hz. Muhammed'e biat etti. Hicret 622 yılında Mekke'li Müslümanlar artan baskıdan kurtulmak ve İslamiyet'i yaymak amacıyla Mekke'den Medine'ye göç ettiler. Medine'liler de Akabe Biat'ından sonra Müslümanlar'ı kendi şehirlerine çağırmışlardı. Hicret sonunda İslamiyet daha güvenli bir ortamda yayılma olanağı buldu. Hicret sonunda Medine halkı üç gruba ayrıldı: Muhacirler, Ensar ve Yahudiler. Siyasi ve askeri bakımdan Hz. Muhammed'in liderliği kabul edildi. Hz. Muhammed'in Savaşları Bedir Bedir savaşı Medineli Müslümanlarla Mekkeliler arasında yapılan ilk savaştır. 624 yılında Bedir Kuyusu çevresinde yapılmıştır. Savaş Müslümanlar'ın zaferi ile sonuçlandı. Savaş sonunda, diğer İslam Devletleri içinde örnek oluşturacak ganimet paylaşma geleneği başladı. Savaşta ele geçirilen Mekkeli esirler, Müslümanlar'a okuma yazma öğretme koşuluyla serbest bırakıldı. Bedir Zaferi ile birlikte bedir Kuyuları ve Şam ticaret yolu Müslümanlar'ın eline geçti. Uhud Bedir Savaşı'nın Müslümanlar'ın zaferi ile bitmesi üzerine Ebu Süfyan komutasındaki Mekkeliler, Bedir Savaşı'nın intikamını almak amacıyla 625 yılında Medine üzerine yürüdü. 700 kişiden olaşan İslam ordusu da Uhud Dağı'nın olduğu yere geldi ve bu dağın eteklerine okçular yerleştirip savaşa başlandı. Savaşı tam Müslümanlar kazanmak üzereyken, okçuların yerlerini terketmeleri ile savaşın kaderi Müslümanlar'ın aleyhine değişti ve islam ordusu ilk yenilgisini almış oldu. UYARI : Bu savaşın sonucu İslamiyet'in yayılmasına engel olmadı. Müslümanlar Uhud Savaşı'nda yenilmesine rağmen İslamiyet yayılmasını devam ettirmişti. Hz. Muhammed, Mekke ve Medine arasında yaşayan kabilelerle iyi geçinerek Mekke'yi siyasi açıdan yalnız bırakma politikası izlemiştir. Hendek Mekkeliler Uhud galibiyeti ile istedikleri sonuca ulaşamamış, İslamiyet'in hızla yayılmasını önleyememişlerdi. İslamiyet'i tamamen yok etmek isteyen Mekkeliler, Ebu Süfyan komutasında yeni bir orduyla, 627 yılında Medine üzerine yürüdüler. İran'lı Salman-ı Farisi'nin önerisi üzerine şehrin etrafına hendek kazıldı. Mekkeliler alışık olmadıkları bu savunma tekniği karşısında geri dönmek zorunda kaldılar. Hendek Savaşı Mekkeliler'in, Müslümanlar üzerine son saldırısı oldu. Bu savaştan sonra Müslümanlar saldırı gücü elde ederken Mekkeli müşrikler savunmaya çekildiler. Hudeybiye Barışı Müslümanlar hac vazifesini yerie getirmek amacıyla 1500 kişiyle Mekke'ye doğru yola çıktı. Hudeybiye Kuyusu'na gelindiğinde Mekkelilerle bir antlaşma yapıldı. Bu antlaşmaya göre; 1. Taraflar birbirleri ile 10 yıl süreyle savaşmayacaklar, 2. Arap kabileleri istedikleri tarafa geçebilecekler ancak iki taraf da kendisine bağlı olan kabileye askeri yardımda bulunmayacak, 3. Velisinin izni olmayan Mekkeli bir genç, İslamiyet'i kabul etmesi halinde Medine'ye alınmayacak fakat Müslümanlar'dan Mekke tarafına geçen olursa kabul edilecek, 4. Müslümanlar hac ziyaretini ertesi yıl da yerine getirebileceklerdi. Hayber'in Fethi Hz. Muhammed, 629 yılında Şam kervan yolu üzerinde bulunan Yahudi yerleşim yeri olan Hayber Kalesi'ne sefer düzenledi. Hayber'de bulunan Yahudilerin Şam ticaret yolunda Müslüman ticaret kervanlarına zrar vermesi ve Yahudilerin Mekkelileri kışkırtarak Hendek Savaşı'na sebep olmaları nedeniyle kale kuşatıldı. Kale kısa sürede Müslümanlar'ın eline geçti ve Şam ticaret yolunun güvenliği sağlanmış oldu. Bu fetih sonunda Yahudilerden ilk defa haraç vergisi alındı. UYARI : Bu fetihten sonra Arabistan Yarımadası'nda Müslümanlar'a olumsuz etkide bulunabilecek önemli Yahudi yerleşim bölgesi kalmadı. Hayber, Müslümanlar'ın fethettiği ilk yerdir. Böylece İslam Devleti'nde fetih politikası başlamıştır. |
|
|
#3 |
|
|
Mu'te Seferi
İslamiyet'in ilk yıllarında İslamiyet'e davet edilen Gassaniler, bu davet için gönderilen elçiyi öldürmüşlerdi. 629 yılında bir Müslüman keşif kolu Gassanilerce pusuya düşürülüp öldürülmüştü. Hz. Muhammed, Gassaniler üzerine kalabalık bir ordu gönderdi. İslam ordusu Lut Gölü'nün güneyinde Gassaniler'i himaye eden Bizans ordusu ile çarpıştı, savaş Müslümanlar'ın aleyhine sonuçlandı. UYARI : Gassaniler Bizans'la sınır komşusuydu. Gassaniler bu yüzden Bizans'ın etkisinde kaldıkları için Hristiyanlığı kabul etmişlerdir. Mu'te Savaşı Müslümanlarla Bizans ordusu arasında yapılan ilk savaş olarak kabul edilmektedir. Mekke'nin Fethi Hz. Muhammed, 630 ylında büyük bir ordu ile Mekke üzerine yürüdü. Mekke üzerien yürümesinin sebebi Mekkeliler'in Hudeybiye Barış Antlaşması'nın maddelerini ihlal etmesiydi. Mekkeliler Hz. Muhammed'e karşı koyamayacaklarını anlayınca, Müslümanlar önemli bir direnişle karşılaşmadan şehre girdi. Hz. Muhammed Kabe'ye gelerek bütün putları kırdırdı. Fetih'ten sonra Mekkeliler kitleler halinde İslamiyet'i kabul etti. Huneyn Savaşı Mekke'nin fethinden sonra civardaki bazı putperest kabileler, başta Havazin Kabilesi olmak üzere Mekke'yi geri almak için 630 yılında Huneyn denilen yerde toplanmaya başlamışlardı. Hz. Muhammed büyük bir ordu ile Huneyn Vadisi'ne yürüdü. Yapılan savaşta İslam ordusu zafer kazandı. Bu savaşta putperestlere Taif kenti yardım etmişti. UYARI : Huneyn Savaşı ile Arap Yarımadası'ndaki son putperest tehlike önlendi. Taif Seferi Huneyn Savaşı'nda Taifliler'in putperestlere yardım etmesi üzerine, Hz. Muhammed 630 yılında Taif üzerine bir sefer düzenledi. Müslümanlar Taif Kenti'ni kuşattılar, fakat surlarla çevrili kenti alamadılar. Ertesi yıl Taifliler elçi göndererek İslamiyet'i kabul ettiler. UYARI : Böylece, Hz. Muhammed döneminde Hicaz tamamen Müslümanlaştı. Tebük Seferi Bizans İmparatoru Heraklius'un Arabistan üzerine büyük bir sefer yapacağı haberinin alınması üzerine, Hz. Muhammed 631 yılında 30.000 kişilik bir ordu ile Bizanslıları durdurmak için yola çıktı. Tebük denilen yere gelindiğinde haberin asılsız olduğu anlaşıldı. Tebük seferi sırasında, bölgedeki bir çok Arap kabilesi İslamiyet'i kabul ettiği için, sefer Müslümanlar açısından faydalı oldu. UYARI : Tebük Seferi ile Gassaniler'in Müslüman olması ve Suriye fetihleri için ortam hazırlamıştır. Veda Haccı ve Hz. Muhammed'in Son Yılları Hz. Muhammed 632 tarihinde hac görevini yerine getirmek için 125 bin kişilik bir toplulukla Mekke'ye geldi. peygamber Müslümanlar'a Kur'an'ın tamamlandığını bildirdi. Hz. Muhammed'in bu haccına "Veda Haccı", okuduğu hutbeye de "Veda Hutbesi" denir. Hutbede, Peygamber insanlara Allah'tan başka ilah olmadığını, kadınlara ve kölelere iyi muamele edilmesini, Cahiliye Devri'nden kalma kan davalarından vazgeçilmesini söyledi. Hz Muhammed Medine'ye döndükten sonra hastalanarak 8 Haziran 632'de 63 yaşında vefat etti. Arap Yarımadası'nda putperestliksona ermiş İslamiyet yayılmış, siyasal birlik sağlanmış, İslam Devleti'nin temelleri de atılmıştı. Dört Halife Dönemi Hz. Ebubekir Dönemi Hz. Muhammed'in ölümü üzerine Hz. Ebubekir 632 yılında halife seçildi. Bu arada Arabistan'da bazı kabileler dinden dönmüş,Yemen'de de yalacı peygamberler ortaya çıkmıştı. Halid Bin Velid komutasındaki İslma ordusu Yemen'e gönderilerek yalancı peygamberler ortadan kaldırıldı. Başka bir İslam ordusu Irak ve Suriye üzerine gönderildi. 634 yılında yapılan Yermuk Savaşı ile Bizans orduları yenildi ve Suriye kapıları Müslümanlar'a açıldı. Hz. Ebubekirdöndeminde Kur'an-ı Kerim'in ayetleri toplandı ve bir kitap haline getirildi. Hz. Ebubekir 634 yılında hastalandı ve 63 yaşında vefat etti. UYARI : Hz. Muhammed'in yaymış olduğu İslamiyet, Hz. Ebubekir döneminde iyice kökleşmiştir. Hz. Ömer Dönemi Hz. Ebubekir'in vefatı üzerine 634 yılında Hz. Ömer halife seçildi. 635 yılında yapılan Ecnadin Savaşı sonunda İslam orduları galip geldi ve Suriye Müslümanlar'ın denetimine girdi. UYARI : Bu savaşla İran yolu Müslümanlar'a açıldı. Suriye'nin yanı sıra Filistin ve Kudüs de denetim altına alındı. UYARI : Suriye'nin denetim altına alınması ile birlikte İslam dünyası Anadolu ile komşu olmuştur. 632 yılında Amr İbn-ül As komutasındaki islam ordusu, Bizans'ın elinde bulunan Mısır'ı fethetti. UYARI : Mısır'ın alınması ile İslamiyet ilk defa Kuzey Afrika'da yayılmaya başladı. Böylece, Bizans İmparatorluğu'nun Kuzey Afrika'daki egemenliği sarsıldı. 634 yılında Ebu Ubeyde komutasındaki İslam ordusu Köprü Savaşı'nda Sasanilere yenildi. Sa'd Bin Ebi Vakkas komutasında yeni bir ordu , 636 yılında Kadisiye Savaşı'nda Sasani ordusunu yendi ve bütün Irak'ı ele geçirdi. UYARI : Bu dönemde, Suriye, Filistin ve Kudüs'ün Müslümanlar tarafından alınması ile Bizans'ın Orta Doğu'daki varlığı sona erdi. Sasani ordusu, 642 yılında yapılan Nihavend Savaşı ile tekrar yenildi. Bu savaş ile Sasani Devleti sona erdi. Hz. Ömer Dönemindeki Teşkilatlanma Çalışmaları Hz. Ömer zamanında bir çok fetihler yapıldığı için devlette teşkilatlanmaya olan ihtiyaç arttı. Teşkilatlanmada Sasani ve Bizans etkisi görülür. Mali ve askeri özellik taşıyan ilk "divan örgütü" kuruldu. Fethedilen yerler, ilk defa yönetim birimlerine ayrıldı. Adli teşkilatlanmaya önem verildi. İslam Devleti'nde ilk kadı bu dönemde atandı. Hicri takvim düzenlendi. Hz. Osman Dönemi Hz. Ömer'in ölümü üzerine 644 tarihinde, Emevi soyundan Hz. Osman halife seçildi. Abdullah Bin Sa'd komutasında İslam ordusu Tunus bölgesini aldı. Suriye valisi Muaviye, 649 yılında Kıbrıs, Rodos ve Girit'i fethetti. Azerbaycan'ın fethi tamamlandı. Trablusgarp, Tunus, Horasan ve Harezm ele geçirildi. Kur'an-ı Kerim çoğaltıldı. UYARI : Bu, Kur'an-ın değişmeden günümüze kadar gelmesini sağladı. Hz. Osman Emevi kökenli olduğu için kendi sülalesinden olan kişileri devlet içinde önemli mevkilere getirdi. UYARI : Bu durum İslam dünyasında ileride ortaya çıkacak ayrılıklar için zemin oluşturmuştur. Hz. Osman, 656 yılında bir ayaklanma sırasında öldürüldü. Hz. Ali Dönemi Hz. Osman'ın ölümü üzerine Hz. Muhammed'in damadı ve amcası Ebu Talib'in oğlu olan Hz. Ali halife seçildi. Hz. Ali'nin halifeliği Emeviler sülalesinin hoşuna gitmedi. 656 yılında iki taraf Kufe şehri yakınlarında bir araya geldi. Yapılan savaşta Hz. Ali galip geldi. UYARI :Bu olaydan sonra Hz. Ali güvenlik gerekçesiyle devletin merkezini Kufe'ye taşıdı. Böylece, İslam Devleti'nin merkezi ilk defa değişti. Hz. Ali, 657 yılında Muaviye'nin üzerine yürüdü. Sıffin Savaşı'ndea Muaviye'nin hile yapması üzerine sonuç alınamadı ve hakeme başvuruldu. UYARI : Bu savaş Müslümanlar arasında yapılan ilk savaştır. Hakem Olayı Sıffin Savaşı'nda bir sonuç alınamayınca taraflar, iki taraftan da seçilecek birer hakemin kararına başvurmayı gerekli gördü. Hz. Ali'nin hakemi Ebu Musa el-Eş'ari, Muaviye'nin hakemi ise Amr İbn-ül As oldu. Hakemler Muaviye'nin entrikası sonucu onu halife seçti. Müslümanlar üç gruba ayrıldı. 1. Hz. Ali taraftarları; Şiiler 2. Muaviye taraftarları; Sunniler 3. Tarafsızlar (Hariciler) UYARI : Bu olayla İslam dünyasında ilk ayrılıklar başlamış ve mezhep ayrılıklarının temeli atılmıştır. Hariciler'in ayaklanması sonunda 661 yılında Hz. Ali öldürüldü. UYARI : Hz. Ali döneminde Müslümanlar arasında yapılan savaşlardan dolayı fetihler durgun geçmiş ve Tunus kaybedilmiştir. Emeviler Dönemi Muaviye Dönemi Hz. Osman zamanında Şam valiliğine getirilen Muaviye, 661 yılında halife oldu. Muaviye Emevi Devleti'nin ilk hükümdarıdır. Bu dönemde halifelik seçim sisteminden çıkarılarak saltanat haline getirildi. İstanbul kuşatıldı fakat alınamadı. UYARI : İslam tarihinde ilk defa Emeviler İstanbul'u kuşatmıştır. Ölmeden önce oğlu Yezid'i halife tayin etti ve böylece halifelik resmen saltanat haline geldi. Yezid Dönemi Muaviye 680 yılında öldükten sonra yerine oğlu Yezid halife oldu. Kufeliler de Hz. Hüseyin'i halife seçtiler. UYARI : Bu dönemde Kuzey Afrka'nınfethi tamamlanmasına rağmen, Berberilerin ayaklanması ile bölge tekrar elden çıkmıştır. Kuzey Afrika ancak Abdülmelik zamanında kontrol altına alınabilmiştir. Yezid ve Hz. Hüseyin taraftarları 681 yılında Kerbela denilen yerde karşılaştı ve Hz. Hüseyin ve taraftarları, Yezid ordusu tarafından öldürüldü. İslamiyet toplumu bu olaydan sonra Sunniler ve Şiiler olarak ikiye ayrıldı. Abdülmelik Dönemi Yezid'in 683 yılında ölmesi ile II. Muaviye halife oldu. II. Muaviye, 685 yılında halifeliği Abdülmelik'e bıraktı. Bizans, Kuzey Afrika, Anadolu ve Hindistan üzerine seferler düzenlendi. UYARI : Bu fetihler sırasında Kuzey Afrika'da yaşayan Berberiler kitleler halinde İslamiyet'i kabul etmeye başladılar. Bizanslar, Kuzey Afrika'dan tamamen çıkartılarak sınırlar, Atlas Okyanusu'na dayandırıldı. Arapça resmi dil oldu ve ilk İslam parası olan sikke bastırıldı. UYARI : Böylece İslam Devleti'nin ekonomisi Bizans ve Sasani etkisinden kurtulmaya başlamıştır. Velid Dönemi Abdülmelik'in 705 yılında ölümü üzerine oğlu Velid halife oldu. Tarık Bin Ziyad komutasında İspanya'ya geçildi. 711 yılında Kadisk'de Vizigot ordusu yenilgiye uğratıldı. UYARI : Puvatya Savaşı (732) ile Müslümanlar'ın Avrupa'daki ilerleyişi duruduruldu. Şarl Martel ile 732 tarihinde yapılan Puvatya Savaşı'nda yenilindi ve İspanya'ya geri çekilindi. Emevi Devleti'nin Yıkılışı 1. Devlet yönetiminde meydana gelen bozukluklar 2. Emeviler'in Arap milliyetçiliği yaparak Müslümanlar arasında ikilik çıkarmaları UYARI : Bu politikalarından dolayı İranlılar ve Türkler Emeviler'e karşı sürekli ayaklanmışlar ve yıkılmalarında etkili olmuşlardır. Örnek olarak Horasan valisi Kuteybe Bin Müslim'in isyanını verebiliriz. 3. Halifelerin, fetihlerde ordunun başında bulunmayıp, saraya kapanmaları 4. Abbasoğulları'nın, Emeviler aleyhinde propagandaları 5. Muaviye ve Yezid döneminde Müslümanlar'a ve Hz. Muhammed'in soyundan gelenlere yapılan kötü muameleler 6. Şii ve Harici grupların aleyhte çalışmaları Abbasiler Dönemi Abbasi Hükümdarları Ebu'l Abbas Dönemi Abbasi Devleti, Hz. Muhammed'in amcası Abbas'ın torunlarından Ebu'l Abbas tarafından 750 tarihinde kuruldu. Abbasi hükümdarları, Emeviler gibi Arap üstünlüğüne dayalı bir devlet kurmadılar. Ebu'l Musa, Haşimiye şehrini devlet merkezi yaptı, iç karışıklıklarla uğraştı, kanlı bir şekilde siyasi birliği sağladı. UYARI : Ebu'l Abbas, siyasi birliği sağlarken yaptığı çalışmalar yüzünden "Seffah" (kan dökücü) lakabını almıştır. Ebu Cafer El- Mansur Dönemi Ebu Cafer El-Mansur, 754 yılında halife oldu. 754 yılında Abbasi Devleti'nin başkenti Bağdat'a taşındı. 751 yılında Çinlilerle Talas savaşı yapıldı. Bu dönemde kültür hareketleri oldukça ilerledi. Harun Reşit Dönemi Harun Reşit, 786 yılında Abbasi Devleti'nin başına geçti. Bu dönem Abbasilerin en parlak dönemi oldu. UYARI : Binbir Gece Masalları'nda geçen Bağdat halifesi Harun Reşit'tir. Binbir Gece Masalları'nda özellikle bu dönemdeki İslam hazinesinin zenginliği vurgulanır. Anadolu'ya akınlar yapıldı, İstanbul kuşatıldı fakat başarılı olunamadı. Bu dönemde de iç isyanlar sürdü. Me'mun Dönemi Harun Reşit'in ölümü üzerine yerine oğlu Emin geçti. Kısa süre sonra yerine Harun Reşit'in diğer oğlu Me'mun geçti. Mu'tezile Mezhebi bu dönemde ortaya çıktı. Bu dönemde Antik Çağ Yunan eserleri Arapça'ya çevrildi. UYARI : Arap-İslam Devleti kültür ve sanat alanında dışarıdan (Helenizm'den) en çok bu dönemde etkilenmiştir. Mu'tasım Dönemi Me'mun'un ölümü üzerine 833 yılında kardeşi Mu'tasım halife oldu. Bizans sınırlarında "Avasım" denilen Türk ordugahları kurdurdu. UYARI : Avasım kentlerinin oluşturulma nedeni; İslam dünyasına karşı Bizans saldırılarını kırmaktır. Mu'tasım'ın ölümü üzerine merkez otorite zayıfladı. UYARI : Türkler'in sınır boylarında, yerleşim yerlerinden uzak bölgelerde Emir'ül Ümera görevi verilerek merkezden uzaklaştırılmasının ve ordugahlarda toplanmasının nedenleri savaşçı özelliklerini kaybetmelerini önlemek ve merkezde tehlike oluşturmalarını engellemekti. Devlete bağlı Tavaif-i Mülk'ler bağımsızlıklarını ilan etti. Abbasi Devleti'nin yıkılışı Abbasi Devleti'nin Yıkılma Nedenleri Abbasi Devleti, Mu'tasım'ın ölümü ile zayıfladı ve Moğollar'ın Bağdat'ı istilası ile yıkıldı. Selçukluların yıkılması ile koruyucuları ortadan kalktı. Şiilerin ve Emevilerin olumsuz çalışmalarından zarar gördü. Zayıflama döneminde fetihlerin durgun geçmesi nedeniyle ekonomi zayıfladı. Moğol Hükümdarı Hülagu'nun Bağdat'ı istilası ile Abbasi Devleti ortadan kalktı. Endülüs Emevi Devleti Abbasi Devleti yıkıldıktan sonra Abdurrahman bin Muaviye tarafından Kurtuba merkez olmak üzere 756 yılında kuruldu. Endülüs Emevi Devleti askeri alanda değil, bilim ve kültür alanında ileri gitti. En parlak dönemini III. Abdurrahman zamanında yaşadı. Endülüs Emevileri zamanında yapılan Kurtuba Medresesi dünyanın en ünlü medresesidir. UYARI : Bu medrese Avrupa Üniversiteleri'nin temelini oluşturmuştur. Buradan eski Yunan ve Roma dönemine ait eserler hakkında da Avrupa'ya ilk bilgiler yayılmıştır. Franklar'ın saldırıları sonucunda zayıfladı ve 1031 yılında yıkıldı. Endülüs Emevi Develeti'nden sonra bölgede Beni Ahmer Devleti kuruldu. Beni Ahmer Devleti 1492'de yıkıldı. Beni Ahmer Devleti Endülüs Emevi Devleti'nin yıkılmasından sonra, Gırnata merkez olmak üzere kuruldu. Kısa sürede güçlenerek deniz ticaret filosu kurdu. Elhamra Sarayı gibi büyük eserlerle mimaride ilerledi. İspanya'da XV. yüzyılda Hristiyan birliğinin kurulması ile Hristiyan saldırıları sonucunda yıkıldı. Böylece İspanya'da Müslüman etkinliği sona erdi. İslam Kültür ve Uygarlığı Devlet Yönetimi Devletin başında bulunan kişi, hem dini, hem de siyasi açıdan tüm yetkilere sahipti. İslamiyetin kurulduğu ilk yıllarda, devlet başkanı Hz. Muhammed idi. Hz. Muhammed'den sonra devlet başkanlığı görevi için halifeler seçildi. Halifeler, Hz. Muhammed'in peygamberlik görevi dışındaki dünyevi bütün görevlerini yerine getirdiler. Hz. Ömer döneminde sınırların genişlemesi ile devlet yapısında yenilikler yapılarak vali ve kadılar atanmaya başlandı. Devlet hazinesi olarak bilinen Beytül Mal oluşturuldu. Emeviler Dönemi'nde halifelik babadan oğula geçmeye başladı. UYARI : Hz. Muhammed'in ölümünden sonra ilk dört halife (Ebubekir, Ömer, Osman ve Ali) seçimle belirlenmiştir. Emeviler Dönemi'nde sınırların genişlemesi ile yeni devlet görevlileri ortaya çıktı. Ordu Sınırların genişlemesi ile ordu önem kazanmaya başladı. Hz. Muhammed ve Hz. Ebubekir döneminde düzenli bir İslam ordusu yoktu. İslam Devleti'nde, eli ***** tutan her erkek asker olarak kabul edilirdi. İlk düzenli İslam ordusu Hz. Ömer devrinde kuruldu. Abbasiler devrinde, Türkler ve diğer milletler İslam ordusunda görev almaya başladı. Hz. Osman devrinde ilk defa donanma kuruldu. Sosyal Hayat Sosyal hayata dair düzenlemeler Kur'an-ı Kerim'den alınırdı. İslamiyette insanlar arasında fark olmamasına rağmen, Emeviler Dönemi'nde Araplar kendilerini diğer uluslardan üstün görmüşlerdi. Arap olmayan Müslümanlar ise Mevali olarak adlandırılmıştı. Abbasiler döneminde Araplarla Mevali eşit duruma geldi. İslam Devleti'nde, Hristiyan ve Yahudiler'den oluşan topluma Ehl-i Kitap denir. Ehl-i Kitap haricinde Müslüman olmayan kesime de Ehl-i Küfür denir. Müslüman olmayan bu toplumlar haraç ve cizye vergileri verirdi. Ekonomik Hayat Ekonomi daha çok tarım, hayvancılık, ticaret ve el zanaatlarına dayalıydı. UYARI : Abbasiler Dönemi'nde el zanaatları ile uğraşanlar, Fütüvvet Birlikleri denilen meslek örgütleri oluşturmuşlardır. Hayvancılığın gelişmesi ile halı ve kilim dokumacılığı da gelişti. Seramik, cam işlemeciliği ve dokumacılık da ilerledi. Ticaret, İslamiyet ile birlikte Arap Yarımadası'nda oldukça hızlandı. En çok ticaretin yapıldığı devlet Bizans'dı. İslam Devletleri'nde, devlete ait gelirlere Beyt-ül Mal denir. Devlete ait gelir kaynakları : 1. Savaş ganimetlerinin beşte biri 2. Gayrimüslimlerden alınan Haraç 3. Müslümanlar'dan alınan Öşür 4. Gayrimüslümlerden alınan Cizye 5. Maden, tuz, gümrük gelirleri Emevi halifesi I. Velid zamanında ilk İslam parası basıldı. Dil ve Edebiyat İslamiyet'te dil ve edebiyatın kaynağı Kur'an-ı Kerim'dir. Arapça, Emevi halifesi Abdülmelik zamanında resmi dil olarak kabul edildi. İslamiyet'ten önce, sözlü edebiyat gelişmişken, Hz. Muhammed'in hayatını yeni nesillere aktarmak amacıyla yazılı edebiyata da önem verildi. Düşünce hayatı Abbasiler ile birlikte gelişmiştir. Bilim İslam medeniyetlerinde bilim; İslami bilimler ve pozitif bilimler olmak üzere ikiye ayrılır. İslam bilimlerinin temeli Kur'an-ı Kerim'dir. Tefsir : Kur'an-ı Kerim'in ayetlerinin yorumlanması bilimidir. Hadis : Hz. Muhammed'in söylediği sözler ve yaptığı işlerin bütününe hadis denir. Hadis biliminin önde gelenlerinden biri Sahih-i Buhari'nin yazarı İmam Buhari'dir. Fıkıh : İslam hukukudur. Temeli Kur'an-ı Kerim'dir. Kelam : İslam felsefesidir. Ünlü İslam bilginlerinden başlıcaları; Razi, İbn-i Cemşit, Farabi, İbn-i Sina, İbn-i Rüşt, Biruni, Taberi, Mesud-i, İbnül Esir ve İbn-i Haldun'dur. Sanat Sanat İslamiyet ile birlikte büyük gelişme gösterdi. İslamiyet'in yayılması ile İslam sanatında İran, Türk ve Bizans sanatlarının etkisi görüldü. İslam sanatı denince akla ilk gelen, mimaridir. En önemli mimari eserler arasında; Ömer Camii, El Ezher Camii, İbn-i Tulun Camii, El Hamra Sarayı ve Kurtuba Camii sayılabilir. El sanatlarında; oymacılık, kakmacılık, nakkaşlık, hat ve tezhip sanatları oldukça gelişti. |
|
|
#4 |
|
|
İlk Müslüman Türk Devletleri
Türklerin İslamiyeti Kabulü Türklerin İslamiyeti Kabul Etme Aşamaları Türkler ilk defa Müslümanlarla Hz. Ömer zaamanında karşılaştı. Hz. Osman zamanında İran'ın fethinin tamamlanması ile Türklerle Müslümanlar komşu durumuna geldi. Emeviler Dönemi'nde İslam ordularının Maveraünnehir'i fethi bölgede bulunan Türk devletleri yüzünden başarılı olamadı. Türklerin Müslüman Olma Nedenleri 1. Türkler'in doğuştan savaşçı olmaları ve her Türk erkeğinin asker sayılması İslamiyet'teki cihat anlayışı ile uyuşması 2. İslamiyet'in kendi dinleri ile olan benzerliği 3. Türklerin sosyal hayatındaki bir takım unsurların İslamiyet'te de olması Ekonomik Nedenler : 1. Türkler'in haraç ve cizye vergisinden kurtulmak istemeleri 2. Abbasi ordusunda ücretli askerlik yapmaları Siyasi Nedenler : 1. Türkler'in Çinlilere karşı güçlü müttefik elde etmek istemeleri 2. Abbasilerin ılımlı politikaları Talas Savaşı Nedeni : Çinliler ve Arapların Orta Asya'yı denetim altına almak istemeleri. Çinliler, Orta Asya'yı denetimleri altına almak amacıyla 747 yılında Türkistan'a sefer düzenledi. Abbasiler, Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri'nin yardımı ile 571 yılında Talas'da Müslümanlar Çinlileri yendi. Sonuçları : 1. Orta Asya Çinlileşmekten kurtuldu 2. Türkler, İslamiyet'i kabul etmeye başladı. 3. Kağıt, matbaa, barut, pusula gibi Çinlilerin geliştirdiği aletler, Müslümanlar tarafından öğrenilmeye başlandı. UYARI : Kağıt, matbaa, barut ve pusulanın tarih içinde el değişmesi şu şekildedir. Talas Savaşı Haçlı Seferleri Çinliler ---------------------------> İslam Dünyası --------------------> Avrupalılar Matbaa - Kağıt ---------->Rönesans - Reform Barut ----------------------->Feodalite'nin Yıkılışı Pusula --------------------->Coğrafya Keşifleri Karahanlılar Merkez Balasagun olmak üzere, 840 yılında Karluk, Yağma ve Çiğil Türkleri tarafından kuruldu. Devletin kurucusu ve ilk hükümdarı Bilge Kül Kadir Han'dır. 920 yılında Saltuk Buğra Han zamanında İslamiyet'i kabul ettiler. UYARI : Karahanlılar, İslamiyet'i resmi dini olarak ilk kez kabul eden Türk devletidir. Bu devlet Türk kültürü ile İslam değelerinin sentezini yapmıştır. Türkler'in yaşadığı topraklar üzerinde kurulan bir devlet olduğu için Türkçe'yi resmi dil olarak kabul ettiler. 1042 yılında, Doğu Karahanlılar ve Batı Karahanlılar olmak üzere ikiye ayrıldılar. Gazneliler Merkez Gazne olmak üzere, 963 yılında Alp Tekin tarafından kuruldu. Gazneliler, en parlak devrini, ünlü hükümdarları Gazneli Mahmut zamanında yaşamıştı. UYARI : Gazneli Mahmut , İslamiyet'in koruuculuğunu yapan ilk Türk hükümdarı olmuştur. Bu yüzden Abbasi halifesi kendisine "Sultan" ünvanını vermiştir. Gazneli Mahmut, Hindistan'a toplam 17 sefer düzenledi. UYARI : Bu seferler sonucu İslamiyet, Hindistan'da yayıldı. Bu durum ileride, bölgede kurulacak Türk-İslam Devletleri için temel teşkil etti. Gazneliler döneminde ilk kez İran topraklarına yerleşildi. 1040 tarihinde Gazneliler, Dandanakan Savaşı ile Selçuklulara yenildi. Gazneliler, 1187 yılında Gurluların isyanı sonunda yıkıldı. Samanoğulları Horasan merkez olmak üzere 875 yılında kuruldu. Devleti yönetenler İranlı, yönetilenler Türk'tü. Samaoğulları Devleti, 999 yılında Karahanlılar ve Gazneliler tarafından yıkıldı. Tulunoğulları Mısır'da Abbasi halifesine bağlı olarak, Ahmet bin Tulun tarafından 868 yılında kuruldu. Mısır'da kurulan ilk Müslüman Türk devletidir. Suriye topraklarını ele geçirerek, Orta Doğu bölgesine egemen olan ilk Türk devletidir. Tulunoğulları 905 yılında Abbasiler tarafından yıkıldı. İhşitler (Akşidler) Mısır'da, Muhammed bin Toguç tarafından 935 yılında kuruldu. Akşidler, Hicaz bölgesini ele geçiren ilk Türk devletidir. Akşidler, 969 yılında Fatimiler tarafından yıkıldı. |
|
|
#5 |
|
|
Büyük Selçuklular
Selçukluların Kökeni Selçuklular Oğuzların Kınık Boyu'na mensuptur. Boyun başı olan Dukak Bey'in ölümü üzerine boyun başına Selçuk Bey geçti. Kınık Boyu'nun Oğuz hükümdarı ile arası açılınca Cend Bölgesine göç etti ve Samanoğlu Devleti'nin egemenliği altına girerek İslamiyet ile tanıştı. Kınık Boyu'nun başına daha sonra Tuğrul ve Çağrı Beyler geçti. Tuğrul ve Çağrı Bey Dönemi Tuğrul Bey, 1038'de Nişabur Kenti'ni merkez yaparak Büyük Selçuklu Devleti'ni kurdu. Gazne Hükümdarı Sultan Mesut'u, 1040 tarihinde Dandanakan Savaşı'nda yendi. Abbas halifesinin yardım istemesi üzerine, 1051'de Bağdat'a girdi. Selçuklular, bundan sonra Anadolu'nun fethine başladı. Alp Arslan Dönemi Bizans İmparatorluğu'na bağlı olan Kars'ı Ermeniler'den aldı. Malazgirt'te karşılaşan iki ordu arasında, 1071 yılında çıkan savaşta Bizanslılar yenildi. Böylece Bizans İmparatorluğu'nun İslam dünyası üzerindeki olumsuz baskısı sona erdi. Bu savaştan sonra Anadolu'ya Türk yerleşimi hızlandı, Anadolu Türk Beylikleri kurulmaya başladı. Sultan Melikşah Dönemi İran asıllı vezir Nizamülmülk devlet yönetiminde ona yardım etti. Alp Arslan döneminde başlayan Anadolu ve Suriye'nin fethini tamamladı. Bu dönemde, ilk defa divan teşkilatı kuruldu, ikta sistemi uygulandı. Vezir Nizamülmülk "Siyasetname" adlı eseri yazdı. Dönemin sonlarına doğru "Batınilik" mezhebi ortaya çıktı. Batiniler, 1092 tarihinde ilk önce Nizamülmülk'ü daha sonra da Melikşah'ı öldürdü. Sultan Sencer Dönemi 1118'de tahta geçti ve iç karışıklıklara rağmen devlete eski gücünü kazandırmaya çalıştı. 1141 tarihinde Karahitaylar'la yaptığı Katvan Savaşı'nda yenildi. 1157 yılında Sultan Sencer'in ölmesi üzerine Büyük Selçuklu Devleti yıkıldı. Türkiye Tarihi Malazgirt Savaşı (1071) ile başlayan ve bugünkü sınırlarımız üzerinde, Türklerin kurduğu devletlerin tamamının birden oluşturduğu Türkiye Tarihi'nin ilk bölümünü ilk Türkmen Beylikleri oluşturur. Anadolu'da İlk Türk Beylikleri Danişmentliler Danişmentliler 1080 yılında Sivas merkez olmak üzere kuruldu. Kurucusu Melikşah'ın komutanlarından Danişmentoğlu Ahmet Gazi'dir. Bizanslılar'a ve Haçlılara karşı mücadele etmişlerdir. Danişmenliler'in varlığına 1178 tarihinde Anadolu Selçuklu hükümdarı II. Kılıç Arslan son vermiştir. Saltuklular Saltuklular, 1072'de Erzurum merkez olmak üzere kurulmuştur. Kurucusu Alp Arslan'ın komutanlarından Ebulkasım Saltuk'tur. Haçlılar ve Gürcülerle mücadele etmişlerdir. Saltukluların varlığına 1202'de Anadolu Selçuklu hükümdarı Rükneddin Süleyman Şah son vermiştir. Mengücekliler Mengücekliler, 1080 tarihinde Erzincan merkez olmak üzere kurulmuştur. Kurucusu Alp Arslan'ın komutanlarından Mengücek Gazi'dir. Gürcülere ve Rumlara karşı mücadele etmişlerdir. Mengüceklerin varlığına 1228 tarihindeAnadolu Selçuklu Hükümdarı Alaaddin Keykubat son vermiştir. Artuklular Artuklular, 1102'de Harput, Diyarbakır, Halep ve Mardin civarında kurulmuştur. Bu beyliğin Hasankeyf kolu 1102'de Diyarbakır'da kurulmuştur ve 1231'de Eyyubiler tarafından yıkılmıştır. Diğer kolu olan Harput kolu 1112'de Harput'ta kurulmuştur ve 1234'te Anadolu Selçuklu Devleti tarafından yıkılmıştır. Diğer bir kolu olan Mardin kolu ise, 1108'de Mardin'de kurulmuştur ve 1409'da Karakoyunlular tarafından yıkılmıştır. Çaka Beyliği Çaka Bey Devleti 1081 tarihinde İzmir'de kurulmuştur. Kurucusu Çaka Bey'dir. İlk denizci Türk devleti olan bu beylik bazı Ege Adaları'na sahip olmuştur. Beyliğin kurucusu Çaka Bey, İstanbul'u kuşatmak isteyince, Bizans'ın kışkırtmaları sonucu I. Kılıç Arslan tarafından öldürtülmüştür. Çaka Beyliği 1093 tarihinde Bizans tarafından yıkıldı. Böylece Batı Anadolu'dakiilk Türk egemenliği sona ermiş oldu. Anadolu Selçuklu Devleti Kuruluş Devri Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah tarafından Anadolu hükümdarlığına tayin edilen Kutalmış'ınoğlu Süleyman Şah tarafından 1077 tarihinde kuruldu. Büyük Selçuklular'a bağlı olan bu devletin başkenti İznik idi. Süleyman Şah, halife tarafından onaylanarak "Sultan" ünvanı ile şereflendirildi. Süleyman Şah Dönemi 1077 tarihinde Anadolu Selçuklu Devleti'ni kurdu. İlk önce Konya, Afyon, Kütahya'yı alarak İznik'e kadar ilerledi. Tarihte ilk kez Boğaz'ın Anadolu yakası Türkler tarafından kontrol altına alındı. 1086 yılında yapılan Habur Savaşı'nda Suriye Selçuklu hükümdarı Tutuş'a yenildi ve öldü. UYARI : Boğazın Anadolu yakası ilk defa kontrol altına alınmış ve Boğaz'dan geçen gemilerden gümrük alınmıştır. I. Kılıç Arslan Dönemi Malikşah'ın ölümü üzerine Berkyaruk, Süleyman Şah'ın oğlu Kılıç Arslan'ı 1092'de Anadolu hükümdarlığına tayin etti. 1096 yılında başlayan I. Haçlı Seferi'nde, İznik ve Batı Anadolu Bizanslılara verildi. UYARI : Bu durum Bizans'ın işine gelmiş, Türklere karşı savunmayı bırakıp taarruza geçmiştir. I. Kılıç Arslan, 1107 tarihinde Büyük Selçuklularla yaptığı savaşta Habur Irmağı'nda boğularak öldü. UYARI : İznik 'in kaybedilmesi üzerine devletin merkezi Konya'ya taşınmıştır. Bu durum Türkler'in Batı'ya ilerleyişini bir süre engellemiştir. I. Mesud Dönemi 1116 tarinde Aadolu Selçuklu Devleti'nin başına geçti. Bir süre Danişmentlilere bağlı olarak hareket etmek zorunda kaldı. 1147 tarihinde II. Haçlı seferi başladı. Haçlılar bozguna uğratıldı. Sultan I. Mesut 1155 tarihinde vefat etti. UYARI : Anadolu'daki ilk bayındırlık ve kurumlaşma hareketleri bu dönemde başlamıştır. II. Kılıç Arslan Dönemi I. Mesut'un 1155 tarihinde ölümü üzerine oğlu II. Kılıç Arslan başa geçti. 1176 tarihinde Miryakefalon'da Bizanslılar bozguna uğratıldı. UYARI : Bir daha Anadolu için "Türkler'in işgali altındaki ülke" deyimi kullanılmadı. Miryakefalon'dan sonra Türkler'in Anadolu'ya yerleşmesi kesinleşti. 1178 tarihinde Danişmenliler Beyliği'ne son verildi. II. Kılıç Arslan, 1192 yılında öldü. Selçuklu tahtına Gıyaseddin Keyhüsrev geçti. Süleyman Şah Dönemi Rükneddin Süleyman, 1192 tarihinde tahta geçen Gıyaseddin Keyhüsrev'i tanımayarak, 1196 tarihinde başa geçti. Bizans'ı vergiye bağladı, Çukurova Ermenilerini Torosların güneyine çekilmeye zorladı. Saltuklu Beyliği'ne son verdi. Süleyman Şah, 1204 tarihinde öldü. UYARI : Bu tarihten itibaren Anadolu Selçukluları Gürcülerle komşu oldu. I. Gıyaseddin Keyhüsrev Dönemi Süleyman Şah'ın 1204 yılında ölümü üzerine tahta Gıyaseddin Keyhüsrev yeniden geçti. Karadeniz seferi sonunda Trabzon Rum Devleti'ni yendi. Akdeniz seferi sonunda Antalya'yı aldı. UYARI : Anadolu Selçukluları ilk kez Akdeniz'e indi. Antalya ithalat ve ihracat yapılan yer haline geldi. Ticareti geliştirmek amacıyla Venedik'le ilk defa ticaret anlaşması yaptı. İlk defa bir ticaret anlaşması Venediklilerle bu dönemde yapıldı. Gıyaseddin Keyhüsrev 1211 tarihinde öldü. I. İzzeddin Keykavus Dönemi Gıyaseddin Keyhüsrev'in 1211 yılında ölmesi üzerine tahta geçti. Trabzon Rum İmparatorluğu'nu yenerek Sinop'u fethetti. Böylece Anadolu Selçukluları ilk defa Karadeniz'e ulaştı. Kıbrıs Krllığı ve Venedik Cumhuriyeti ile ticaret antlaşmaları imzaladı. I. İzzettin Keykavus 1220 yılında öldü. Alaaddin Keykubat Dönemi İzzettin Keykavus'un 1220 yılında ölümü üzerine tahta geçti. Kırım'a bir donanma göndererek Kırım'ın Suğdak Limanı'nı fethetti. UYARI : Anadolu Selçuklu Devleti böylece ilk deniz aşırı sefer yapmış oldu. Karadeniz ticareti tam güvenliğe kavuştu. 1228'de Mengücek Beyliğine son verdi. 1230 tarihinde Yassı Çimen Savaşı'nda Harzemşahları yendi. UYARI : Bu savaşın tek olumsuz yönü Anadolu'yu Moğol istilasına açık hale getirmesidir. Bunun nedeni Harezmşahların Anadolu Selçukluları ile Moğollar arasında tampon bölge olmasıdır. Bu tampon bölge ortadan kalkınca Anadolu Moğollarla komşu oldu. I. Alaaddin Keykubat 1237 yılında bir ziyafet esnasında zehirlenerek öldü. Yıkılış Dönemi Alaaddin Keykubat'ın ölümü üzerineoğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev tahta geçti. Asya'da başlayan Moğol istilası bir çok Türkmen boyunun Anadolu'ya göç etmesine neden oldu. Baba İshak, 1240 tarihinde devlete karşı ayaklandı. 1242 yılında Moğollar, Anadolu'ya girdi. 1243 yılında Kösedağ Savaşı'nda Selçuklular yenildi. II. Gıyaseddin'in ölümü üzerine Rükneddin Kılıç Aslan tahta geçti. Memlük hükümdarı Baybars Anadolu'yu Moğol baskısından kurtarmak için Anadolu'ya gelerek Moğolları yenilgiye uğrattı. Anadolu Türk Beylikleri Malazgirt Savaşı (1071) ile başlayan ve bugünkü sınırlarımız üzerinde, Türklerin kurduğu devletlerin tamamının birden oluşturduğu Türkiye Tarihi'nin üçüncü bölümünü Anadolu Türkmen Beylikleri oluşturur. Karamanoğulları Karamanoğulları Beyliği, Oğuzların Afşar Boyu'ndan olup Karaman merkez olmak üzere 1256 tarihinde kurulmuştu. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılması üzerine Anadolu'da en güçlü devlet olmuşlardı. Karamanoğlu Mehmet bey döneminde Türkçe'yi resmi dil olarak kabul ettiler. Anadolu Türk Birliği'nin kurulmasında Osmanlılara karşı en çok mücadele eden beylik Karamanoğlu Beyliği olmuştur. Yıldırım Bayezıt döneminde Osmanlılara katılan beylik, Ankara Savaşı'ndan sonra tekrar bağımsız olmuş, Fatih Sultan Mehmet döneminde etkisizleştirilerek, II. Bayezıt döneminde 1487 tarihinde yıkılmıştı. Germiyanoğulları 1299 yılında kurulan Germiyanoğlu Beyliği'nin kurucusu Yakup Bey'dir. Kütahya civarında kurulmuştur. Anadolu Selçuklu Devleti'nin yıkılmasından sonra Anadolu'da en güçlü devlet olmuşlardır. Ege ve Marmara kıyılarına kadar ilerlemişlerdi. Germiyanoğlu Süleyman Şah Karamanoğullarına karşı topraklarını koruyabilmek amacıyla kızını I. Murat'ın oğlu Bayezıt'a vermiş, çeyizx olarak da Kütahya, Simav, Emet ve Tavşanlı'yı bırakmıştı. Germiyanoğlu Beyliğinin varlığına 1390 tarihinde Yıldırım Bayezıt son vermişti. 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden kurulan beylik 1428'de Osmanlı Devleti'ne katıldı. Aydınoğulları Aydınoğulları Beyliği, Germiyanoğulları Beyliği'ne bağlı komutanlardan Aydınoğlu Mehet Bey tarafından Birgi merkez olmak üzere 1308 tarihinde kurulmuştur. Denzicilikte gelişen bu beylik güçlü bir donanma oluşturmuştu. En ünlü denizcileri Gazi Umur Bey'dir. Aydınoğulları Beyliği 1390'da Osmanlı Devleti'ne katılmıştı. 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra Cüneyt Bey tarafından yeniden kurulmuşsa da 1425 tarihinde II. Murat zamanında Osmanlı Devleti'ne katılmıştır. Saruhanoğulları Saruhan beyliği, Germiyanoğulları Beyliği'ne bağlı komutanlardan Saruhan Bey tarafından Manisa'da kurulmuştu. Denizciliğe önem veren Saruhan Beyliği, 1390 yılında Yıldırım Bayezıt tarafından ortadan kaldırılmış Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden kurulmuşsa da, Çelebi Mehmet döneminde tamamen Osmanlılara katılmıştı. Karesioğulları Karesioğulları Beyliği, Germiyanoğulları beylerinden olan Karesi Bey tarafından Balıkesir ve Çanakkale çevresinde kurulmuştu. Denizcilikte oldukça ilerleyen Karesioğlu Beyliği 1345 yılında Orhan Bey tarafından ortadan kaldırılmıştır. Hamidoğulları Hamidoğulları Beyliği, Felekeddin Dündar Bey tarafından 1300 yılında Uluborlu merkez olmak üzere kurulmuştur. Denizcilikle uğraşan Hamidoğulları Beyliği Yıldırım Bayezıt zamanında Osmanlılara katılmasına rağmen Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden kurulmuş, 1423 yılında da II. Murat tarafından yıkılmıştır. Eşrefoğulları Eşrefoğulları Beyliği, Seyfeddin Süleyman tarafından Beyşehir merkez olmak üzere 1284 tarihinde kurulmuştur. 1326 yılında İlhanlılar tarafından ortadan kaldırılmıştır. Menteşoğulları Menteşoğulları Beyliği, Menteş Bey tarafından Milas merkez olarak kurulmuştur. Denizcilikle uğraşan bu beylik, Yıldırım Bayezıt zamanında 1391'de Osmanlılara katılmıştı. Ankara Savaşı'ndan sonra yeniden kurulan beylik, II. Murat tarafından 1425'te tamamen ortadan kaldırıldı. Candaroğulları (İsfendiyaroğulları) Diğer adı İsfendiyaroğulları olan Candaroğulları Beyliği, Şemseddin Yaman tarafından 1292 yılında Sinop ve Kastamonu civarında kurulmuştur. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmet tarafından ortadan kaldırılmıştır. Eretna Beyliği Eretna Devleti 1335 yılında Uygur Türkleri'nden Eretna Bey tarafından Orta Anadolu'da kurulmuştur. Devletin merkezi önce Sivas, sonra da Kayseri olmuştur. 1381 yılında Kadı Burhaneddin tarafından yıkılmıştır. |
|
|
#6 |
|
|
Kadı Burhaneddin
Kadı Burhaneddin 1381 yılında merkezi Sivas olmak üzere Kadı Burhaneddin Devleti'ni kurdu. Candaroğulları, Karamanoğulları ve Taceddinoğulları ile mücadele eden Kadı Burhaneddin Devleti, Timur tehlikesi karşısında Sivas halkının 1389 tarihinde şehri Yıldırım Bayezıt'e teslim etmesi ile Osmanlı'ya katılmıştı. Dulkadiroğulları 1337 yılında Zeyneddin Karaca Bey tarafından Elbistan'da kurulan Dulkadiroğulları Devleti, Osmanlılar'la, Memlüklülerin arasını açan devlet olarak bilinir. Yavuz Sultan Selim tarafından 1515 Turnadağ Savaşı ile Osmanlı'ya katılmıştır. Bu beylik Osmanlı'ya katılanson beylik olup, bu beyliğin alınmasıyla Anadolu'da Türk birliği sağlanmış oldu. Ramazanoğulları Ramazanoğulları Beyliği, Ramazan Bey tarafından 1353 yılında Adana ve çevresinde kurulmuştur. İlk önce Memluk devletine bağlı iken Yavuz Sultan Selim ile birlikte Memlüklere karşı savaşmış, bundan sonra da Osmanlı Devleti'ne bağlı bir beylik olarak yaşamışlardır. 1608 tarihinde Osmanlı Devleti'ne bağlı bir vilayet haline getirilmiştir. Orta Asya ve Yakın Doğu'da kurulan Diğer Müslüman Türk Devletleri Diğer Müslüman Türk Devletleri Fatimiler Şii Müslümanlar tarafından 969 yılında Tunus'ta kuruldu. 969 yılında Mısır'ı alarak Akşid devletine son verdiler. Abbas halifesine saldırılarda bulunması üzerine Selçuklu Sultanı Tuğrul Bey tarafından Suriye'den çıkarıldılar. Haçlı saldırılarına karşı koyamayan Fatimiler, 1171 yılında Selahaddin Eyyubi tarafından yıkıldı. UYARI : Batıni mezhebinden olan Fatimilerin 972'de kurdukları El-Ezher medresesi dönemin en önemli eğitim kuruluşudur. Eyyubiler Mısır'da, 1174 tarihinde Selahaddin Eyyubi tarafından kuruldu. Selahaddin Eyyubi, Filistin, Suriye, Irak ve Yemen'i fethetti. Selahaddin Eyyubi, Haçlılarla büyük savaşlar yaptı. Haçlıların elinden Kudüs'ü geri aldı. Eyyubi Devleti, 1250 yılında Kölemen komutanlarından Aybeg tarafından yıkıldı. Memlük Devleti 1250 tarihinde Aybeg Türkmeni tarafından Mısır'da kuruldu. Haçlılar ve Moğollarla büyük mücadeleler yaptılar. Abbasi halifeliğinin koruyuculuğunu üstlendiler. Ayn-ı Calud Savaşı ile Memlük hükümdarı Baybars, Mısır ve Avrupa'yı Moğol istilasından kurtardı. Hicaz, Filistin ve Suriye'de egemen olna Memlüklüler bahrat yolu ticaretini ele geçirerek ekonomik yönden güç kazandı. Anadolu üzerindeki emelleri nedeniyle Osmanlılarla uzun süre mücadele ettiler. Memlüklüler, Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferi sırasında yapılan Merc-i Dabık ve Ridaniye Savaşları sonunda yıkıldı. UYARI : Hükümdarlığın veraset yoluyla geçmediği tek Türk devletidir. Memlük Sultanları komutanlar arasından seçimle gelirdi. Harzemşahlar Merkez Gürgenç olmak üzere 1097 tarihinde Atsız tarafından kuruldu. Moğol saldırıları sonucunda zayıfladılar. Anadolu Selçukluları ile 1230'da yaptıkları Yassı Çimen Savaşı'nda yenildiler. Moğol istilası sonrasında topraklarını terkedip Selçuklulara sığındılar. UYARI : Selçuklulara bağlı atabeylerden imparatorluğa dönüşen tek devlettir. Moğol İmparatorluğu 1196 yılında Temuçin, yani Cengiz Han tarafından başkent Karakurum olmak üzere kuruldu. Cengiz Han 1227 yılında öldü. Cengiz Han ölmeden önce eski bir Türk geleneğine uyarak topraklarını oğulları ve torunları arasında paylaştırdı. UYARI : Moğollar (Cengiz Han) Altınorda Hanlığı İlhanlılar Çağatay Hanlığı Kubilay Hanlığı (1256 - 1502) (1256-1335) (1227 - 1370) (1206-136 (Hazar Denizi'nin (İran ve Doğu (Türkistan) (Çin) Kuzeyinden Kırım'a Anadolu) kadar uzanan topraklar) Timur İmparatorluğu Timur tarafından 1335 yılında Semerkant merkez olmak üzere kuruldu. 1401 yılında Karakoyunlu Devleti'nin topraklarının büyük bir kısmını ele geçirdi. Karakoyunlu Hükümdarı Kara Yusuf'un Osmanlı Devleti'ne sığınması üzerine Anadolu'ya girdi. 1402 yılında Çubuk Ovası'nda Osmanlı Devleti ile Ankara Savaşı'nı yaptı ve Yıldırım Bayezıt'ı yendi. Timur'un ölümünden sonra devlet parçalandı. UYARI : Bu dönem, ticaret ve bilimde özenli gelişmelerin olduğu bir dönemdir. Astronomi alalında Uluğ Bey, Edebiyat alanında Ali Şir Nevai ve Matematik alanında Ali Kuşçu gibi ünlü isimler yetişti. Müslüman-Türk Devletlerinde Kültür ve Uygarlık Hükümdar ve Saray Devlet hanedanın ortak malı olarak kabul edilirdi. Bu durum hükümdarın ölümünden sonra taht kavgalarına sebep olur, devleti zayıflatırdı. Bazı Türk-İslam Devletleri'nde hükümdar, Sultan sanını kullandı. İlk Türk-İslam Devletleri'nde hükümdar tahta çıkınca Abbasi halifelerinin tasdiğini istedi. Merkez Teşkilatı Hükümet, Divan-ı Saltanat denilenBüyük Divan'dan meydana gelirdi. Divanın başkanı hükümdardı. Selçuklular bu kurumu Abbasilerden almışlardır. Büyük Divan'a bağlı olan dört divan şunlardı: İstifa Divanı; Mali işlerle ilgilenen divandır. Başkanlığını müstevfi yapardı. Tuğra Divanı; Devletin yazışmalarının yapıldığı divandır. İsraf Divanı; Mal işlerin yolunda gidip gitmediğini kontrol eden divandır. Başkanına müsrif denirdi. Divan-ı Arz; Ordu ve asker maaşları ile ilgilenen divandır. Taşra Teşkilatı Başkent dışındaki idari birimlere vilayet denirdi. Vilayetlerin başında şehzadeler veya vali statüsünde naipler bulunurdu. Anadolu Selçuklularında üç tip vilayet bulunurdu. Meliklerin yönettiği vilayetler; bunlar hanedan tarafından gönderilen meliklerin doğrudan hükümdara bağlı olduğu vilayetlerdi. Divan Dairesi vilayetleri; yönetimi divana ait olan vilayetlerdi. Bizans sınırında bulunan vilayetler; Başında uç beyi denilen sınır koruyucu beylerin bulunduğu vilayetlerdi. Hukuk İslamiyet'in kabulü ile hukuk kuralları değişikliğe uğradı, Türk töresi ile İslami kurallar bir sentez haline getirildi. Adli teşkilat; Şeri Yargı ve Örfi Yargı olmak üzere ikiye ayrılırdı. Şer'i Yargı; kadıların başkanlığındaki mahkemeler tarafından yürütülürdü. Örfi Yargı; vergilere, askeriye ile, ikta sahipleri ve ticarete ilişkin kanunlarla ilgilenirdi. Hükümdarların halkın şikayetlerini dinlemek amacıyla düzenlediği Mezali Divanları da görülürdü. Askeri davalara kadı askerler denilen kadılar bakardı. Ordu İlk Türk-İslam Devletleri'nde ordu Türkmenlerden oluşurdu. Karahanlılarda ordu Hassa ordusu, Eyalet askerleri ve Türkmen kuvvetleri olmak üzere üç bölüme ayrılmıştı. Selçuklularda, Karahanlılar'dan farklı olarak ikta askerleri, bağlı devletlerin askerleri ve gönüllü askerler vardı. Hassa Ordusunda, askerlik için ayrılan çocuklar belirli merkezlerde yetiştirilir, sultanlar Hassa Birliklerini burada yetişen askerler arasından seçerlerdi. Eyalet askerleri; Şehzadelerin ve valilerin yönetimindeki askerlerdi. Türkmen birlikleri; Göçebe Türkmen boylarının savaş anında orduya katılmaları ile oluşan birliklerdi. Toprak Yönetimi Devlete ait ve miri arazi olarak adlandırılan topraklar dört bölüme ayrılmıştı. Has arazi ; Geliri hükümdara ait olan arazilerdi. İkta arazi; Gelirlerine göre önemli devlet görevlilerine dağıtılan arazilerdi. Mülk arazi; Başarılı devlet adamlarına verilen arazi idi. Bu topraklara sahip olanlar toprak hakkında her türlü tasarrufa sahipti. Vakıf arazi; İlmi ve sosyal kuruluşların masraflarını karşılamak amacıyla bu kuruluşlara tahsis edilen arazilerdi. Haraci arazi; Müslüman olmayan halka ait arazilerdi. Din İslamiyet'in kabulünden sonra İslam dinini yaymak için önemli çalışmalar yapmışlardı. İslamiyet'te gaza denilen Müslüman olmayan ülkelere yönelik savaşlar ile önemli fetihler gerçekleştirmişlerdi. İslam dini ile İslamiyetten önceki kültürlerin birleşmesi ile Babalik, Bektaşlik, Ekberilik ve Mevlevilik gibi çeşitli tarikatlar oluşturulmuştu. İslamiyeti yaymak amacıyla eserler yazılmış, Kur'anı'ın yayılması amacıyla çalışmalar yapılmıştı. Ekonomik Hayat Tulunoğulları ve Akşidler, doğu ve batı ticaret yolları arasında oldukları için ticarette oldukça gelişmişti. Eyyubiler ve Memlüklüler'de ise Mısır'la ticaret çok gelişmişti. Memlüklüler döneminde Trablus, Şam, İskenderiye, Dimyat, Yafa ve Akka önemli ticaret merkezleri haline geldi. Ümit Burnu'nun buluması ile bu ticaret merkezleri önemini yitirdi. Gazneliler, Hindistan topraklarını ele geçirerek ekonomilerini canlandırmıştı. Büyük Selçuklular'da, Orta Asya ve Hindistan'dan gelen ticaret yollarının geçmesi ülkeyi zengin bir hale getirmişti. Anadolu Selçuklu Devleti, ticaret yolları üzerinde yaptığı vakıf kuruluşları, han ve kervansaraylarla ticari alanda gelişmişti. Sosyal Hayat Türk-İslam Devletleri'nde göçebe bir hayat görülmüş, göçebecilikten dolayı hayvancılık gelişmişti. Yerleşik hayata geçildikçe köylerde oturanlar tarımla, şehirlerde yaşayanlar ise ticaret ve el sanatlarıyla uğraşmışlardı. Şehirlerde ticaretle uğraşanlar Ahi teşkilatını oluşturmuşladı. Anadolu Selçukluları zamanında Türkler zengin ve mutlu bir hayat sürmüşlerdi. Bilim Türk İslam Devletleri'nde medreseler bilim merkezi idi. Büyük Selçuklu Devleti zamanında, dünyanın ilk üniversitesi olarak kabul edilen Nizamiye Medresesi yapıldı. Medreselerde Kur'an, hadis, kelam, fıkıh, Arap dili ve edebiyatı, matematik, mantık geometri ve tarih okutulurdu. Önemli bilim adamlarının başlıcaları; Farabi, Biruni, İbn-i Türk, İbn-i Sina, Gazali, Ömer Hayyam'dır. Sanat Türk-İslam devletlerindeki sanat eserlerinde mimari ağırlıkta idi. Türk-İslam Devletleri tarafından yapılan ve günümüzde hala ayakta duran sanat eserlerinden bazıları şunlardır: Tulunoğlu Camii Baybars Camii Mescid-i Cuma Sultan Sencer Türbesi Alaaddin Camii Burmalı Minare |
|
|
#7 |
|
|
Kuruluş Dönemi Osmanlı Devleti'nin Genel Özellikleri
Osmanlı tarihi, Anadolu Türkiye tarihinin 4. dönemini oluşturur. Türk devletleri içinde en uzun süre yaşayan ve en geniş sınırlara ulaşanıdır. Türk Devletleri içinde merkezi otoritesi en güçlü olanıdır. Kültür ve uygarlık alanında en çok ilerleyen Türk Devleti'dir. Mutlak egemenlik haklarını hükümdar kullanır. Ancak, I. Ahmet dönemine kadar veraset yasası belirgin değildir. Şeriat hukuku ile yönetildiğinden Teokratik, mutlak egemenlik haklarını hükümdar kullandığından Monarşik devlet yapısı görülür. Fetih temeline dayandığından askeri, etnik yapı çeşitli olduğundan çok uluslu bri imparatorluktur. Fetih politikası, dinsel (cihat) ve ekonomik (ganimet) amaçlı olmuştur. Osmanlıların Kökeni 1243 Kösedağ Savaşı'ndan sonra Anadolu'da Moğol hakimiyeti başladı. Bu tarihten önce Kayı Boyu, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Alaaddin Keykubat zamanında Anadolu'ya gelmişti. Kayı Boyu Anadolu'ya ilk geldiğinde başında Ertuğrul Gazi bulunmaktaydı. Anadolu Selçuklu Sultanı tarafından Kayı Boyu'na Söğüt ve Domaniç kışlak olarak verildi. Kuruluş Sırasında Anadolu ve Çevresi Kayı boyu Söğüte geldiğinde Anadolu'da Beylikler dönemi başlamıştı. Anadolu Selçuklu Devleti henüz yıkılmamış fakat İlhanlı Devleti'nin egemenliği altına girmişti. IV. Haçlı seferi sırasında İstanbul'dan kaçan Rumlar Karadeniz Bölgesi'nde Trabzon Rum Devleti'ni kurmuştu. Batı Anadolu ve Marmara Bölgesi Bizans hakimiyetindeydi. Moğol istilası nedeniyle Anadolu'ya Türkmen akını başlamıştı. Türkmen göçleri sonunda Anadolu'daki Hristiyan nüfus azaldı, Hristiyanlar şehirlere yerleşti. Türkmenler Selçuklu etkisinden kurtardıkları mistik liderleriyle tarikatlar kurmuştu. Zanaat loncaları yani ahiler zamanla güçlenerek, halkı askeri ve siyasal kargaşaya karşı korumuştu. Türkmenlerin çoğu köylere yerleşerek tarım ve hayvancılıkla uğraşmıştı. Göçebe yaşamı sürdüren boylar daha çok Güney Anadolu'da, Toroslar'ın eteklerine ve Çukurova'ya yerleşmişti. Ege, Marmara ve Doğu Karadeniz'de Rumlar, Kayseri ve Sivas'ta Moğollar, Çukurova ve Doğu Anadolu'da Ermeniler yaşamaktaydı. Anadolu'nun Kuzey Doğu'sunda Altınordu Devleti hüküm sürmekteydi. Doğu Anadolu ve İran Bölgesi'nde İlhanlılar bulunmaktaydı. Trakya Bölgesi ve Marmara'nın güneyi ile Batı Anadolu'da Bizans egemendi. Yakın Doğu'da en önemli siyasi güç Memlük Devleti idi. Balkanlar'da derebeylik rejimi ile yönetilen, Sırp Krallığı, Bulgar Krallığı, Arnavut Beyliği, Macar Krallığı, Eflak ve Boğdan Beylikleri, Mora Despotluğu, Bosna ve Hersek Beylikleri, Erdel Beyliği bulunmaktaydı. Osmanlı Devleti'nin Büyüme Nedenleri İslam dini ve İslam dininin öngördüğü cihat inancı. Türkmen desteğinin alınması ve beyliklerle iyi geçinilmesi. Anadolu'ya gelen Türkmenlerin fethedilen yerlere yerleştirilmesi yani düzenli iskan politikası Balkanlardaki düzensiz siyasi birlik ve Bizans'taki taht kavgaları. Yetenekli ve deneyimli yöneticilerin iş başına geçmesi. Merkezi otoritenin güçlü olması. Fethedilen bölgelerde halka karşı adil davranılması ve dinsel hoşgörünün olması. Osman Bey Dönemi (1299-1326) Ertuğrul Gazi'nin 1281 yılında ölümü üzerine boyun başına Osman Bey geçti. 1299 tarihinde Osmanlı Beyliği'nin bağımsızlığını ilan etti. Bu tarih Osmanlı Devleti'nin kuruluş tarihi olarak kabul edilir. Osman Bey, Yenişehir, Karacahisar, Yarhisar, Bilecik, Mudurnu ve İnegöl'ü aldı. Osman Bey'e en büyük desteği Anadolu ahileri ve Türk beyleri sağladı. Bölgede bulunan Bizans tekfurlarına karşı büyük başarılar kazandı. 1308 tarihinde Koyunhisarı'nda Bizans ile ilk savaş yapıldı ve başarı sağlandı. UYARI : 1308'de Anadolu Selçukluları'nın yıkılışı üzerine Osman Bey İlhanlılar'a bağlılığını bildirdi. Bu dönemde ilk defa para basıldı. 1281 yılında Karacahisar'ı ele geçirdi. 1320 tarihinden itibaren ordunun başına Orhan Bey geçti. Orhan Bey 1326'da Bursa'yı kuşattı. Şehir ele geçirildiği gün Osman Bey öldü. Orhan Bey Dönemi (1326-1362) Orhan Bey 1324 tarihinde Osmanlı Beyliği'nin başına geçti. Bursa şehir alınarak başkent yapıldı. 1329'da İznik üzerine yürüdü ve Bizans ile yapılan Maltepe Savaşı'nda İznik ele geçirildi. Kocaeli Yarımadası'nın fethi tamamlandı. 1342'de Ulubat ve Mihaliç Kaleleri alınarak Karesioğulları ile komşu olundu. İlk Osmanlı donanması bu dönemde kuruldu. İlk defa 1353 tarhinde Rumeli'ye geçildi. Marmara'nın kuzey ve batı kesimlerinin fethi tamamlandı. Gelibolu'nun tamamı, Malkara ve Keşan ele geçirildi. İlk defa divan teşkilatı kuruldu. İlk vezir de bu dönemde atandı. İlk Kaptan-ı Derya (Karamürsel Paşa) bu dönemde atandı. I. Murat Dönemi (1362-1389) I. Murat kardeşlerini öldürerek tahta geçen ilk Osmanlı padişahıdır. 1362 yılında Sazlıdere Savaşı ile Bizans ordularını yenerek Edirne'yi fethetti. Gümülcine ve Filibe alınarak Bizans'ın Balkanlarla olan bağlantısını kesildi. Bu durum Balkan uluslarının Osmanlı'ya karşı birleşik haçlı ordusu oluşturmalarına sebep oldu. UYARI : 1364 yılında oluşturulan bu Haçlı ordusu tarihte Osmanlı Devleti'ne karşı oluşturulan ilk Haçlı ordusudur. 1364 tarihinde Sırp Sındığı savaşı ile Haçlı ordusu bozguna uğratıldı. Bu savaş ile Balkanlar'da Macar etkisi kırıldı. 1371'de Sırplarla Çirmen Savaşı yapıldı ve Sırplar bozguna uğratıldı. 1389 tarihinde ikinci bir Haçlı ordusu Osmanlı Devleti'ne saldırdı. 1389 tarihinde Kosova Savaşı ile Haçlı orduları ikinci kez yenildi. UYARI : Bu savaş sonunda, savaş meydanında bulunan yararlıların büyük bir bölümü düşman askeriydi. Sultan Murat, savaş sonrası, savaş meydanında dolaşırken uzakta ölüler arasında bir kıpırdanma oldu. Ölüler arasında uzun boylu bir Sırplı (Kral Lazard'ın damadı, Miloş) kalkarak padaişaha doğru gelip elini öpmek istediğini söyledi. Padişaha yaklaşan Sırplı, aniden hançerini çekerek muhafızlara rağmen I. Murat'ı hançerledi. Sırplı hemen oracıkta paramparça edildi. Anadolu'da Germiyanoğulları'ndan Kütahya, Simav ve Tavşanlı çeyiz olarak alındı. Ankara ele geçirildi. Çandarlı Halil'in teklifi ile Yeniçeri Ocağı'nın temeli atıldı. İlk defa devşirme sistemi uygulanmaya başlandı. Tımar sistemi oluşturuldu. Rumeli Beylerbeyliği kurularak, merkeze bağlı eyalet sistemi oluşturuldu. I. Bayezit (Yıldırım) Dönemi (1389-1402) Beyliklerler mücadele ederek Anadolu'nun siyasi birliğini sağladı. İstanbul iki kez kuşatıldı fakat başarı sağlanamadı. İlk kuşatmada Bizans Avrupa'dan yardım istedi ve Haçlı ordusu harekete geçti. 1396 Niğbolu Savaşı ile Haçlı ordusu bozguna uğratıldı. UYARI : Bu savaş sonunda Mısır'da bulunan Abbasi Halifesi I. Mütevekkil, Yıldırım Bayezit'e gönderdiği mektupta ona "Sultan-ı İklim Rum" diye hitap etmiştir. Bu savaşla Bulgaristan ele geçirildi, Eflak ve Bosna Osmanlı Himayesine girdi. İkinci İstanbul kuşatması sırasında Boğaz'ın Anadolu yakasına Güzelcehisar da denilen Anadolu Hisarı inşa edildi. Bu kuşatma Timur'un Anadolu topraklarına girdiği haberi üzerine kaldırıldı. Ankara Savaşı'nın Nedenleri 1. Timur'un cihan hakimi olma amacıyla büyük bir imparatorluk kurmak istemesi 2. Timur'un, Çin'e yapacağı seferde Batı'da güçlü bir devlet bırakmak istememesi. 3. Ahmet Celayir ve Kara Yusuf'un Osmanlı Devleti'ne sığınması 4. Türkmen Beylerinin Timur'a sığınması ve Beylerin Timur'u kışkırtması. Ankara Savaşı (1402) Timur, 1402 yılında Anadolu'ya girerek, Sivas'ı aldı. Yıldırım Bayezit ve Timur Çubuk Ovası'nda karşılaştı. 1402 yılında meydana gelen Ankara Savaşı'nda Osmanlı ordusu yenildi ve Yıldırım Bayezit esir düştü. Ankara Savaşı'nın Sonuçları 1. Yıldırm Bayezit Timur'a esir düştü ve esaret altında öldü. 2. Anadolu'da Türk birliği bozuldu ve beylikler yeniden kuruldu. 3. Batı'ya olan Türk ilerleyişi yavaşladı ve İstanbul'un fethi gecikti. 4. Bizans İmparatorluğu geçici bir süre de olsa kendini toparlama fırsatı buldu. 5. Fetret Dönemi başladı. Fetret Devri (1402-1413) I. Bayezit'in oğullarından Süleyman Rumeli'de, Musa Bursa'da, İsa Balıkesir'de ve Mehmet de Amasya'da hükümdarlığını ilan etti. Kardeşler arasında taht kavgası başladı ve Anadolu'nun siyasi birliği sarsıldı. Mehmet Çelebi 1413'te kardeşlerini ortadan kaldırarak Osmanlı tahtına geçti. Osmanlı Devleti, 11 yıl süren Fetret Devri'nde, sağlam devlet örgütü ve yerleşmiş sosyal kurumlar sayesinde yıkılmaktan kurtuldu. UYARI : Fetret Devri'nde Musa Çelebi İstanbul'u kuşattı. I. Mehmet (Çelebi) Dönemi (1413-1421) Anadolu'da siyasi birliği yeniden sağladı. Aydınoğlu Beyliği'nden İzmir'i aldı. Karamanoğlu Beyliği'nden Akşehir ve Beyşehir'i geri aldı. Candaroğlu Beyliği'ni de ortadan kadırdı. Eflak Beyi'ni yenerek bu beyliği hakimiyeti altına aldı. UYARI : Fetret Devri'nde Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da toprak kaybetmemesinin nedeni Balkanlar'da izlediği hoşgörü politikasıdır. Batınilik mezhebini yaymaya çalışan Şeyh Bedrettin Mahmut'un müritlerinden Börklüce Mustafa ve Torlak Kemal ile birlikte isyan etti. Fakat isyan bastırıldı. 1420'de Mustafa Çelebi isyan etti. II. Murat Dönemi Bizans'ın desteklediği Mustafa Çelebi hükümdarlığını ilan etti fakat 1422 yılında yakalanarak öldürüldü. İstanbul'u kuşattı fakat kardeşi Çelebi Mustafa'nın isyanı sonucu, kuşatma yarım bırakıldı. Menteşoğulları, Candaroğulları, Aydınoğulları ve Taceddinoğulları Beyliklerine son verdi. Germiyanoğlu Yakup Bey, oğlu olmadığı için topraklarını Osmanlı Devleti'ne vasiyet etti. Osmanlı-Venedik Savaşı (1425-1430) Ankara Savaşı'nı fırsat bilen Bizanslılar, Eflaklar, Arnavutlar ve Sırplar, Osmanlı aleyhine harekete geçmişti. Osmanlı Devleti'nin Adriyatik ve Ege'nin Batı kıyılarına sarkması, Venediklilerin işine gelmiyordu. Osmanlı Devleti de Balkanlar'da daha güvenli ilerleyebilmek için Venediklilerin elinden Selanik'i geri almak istiyordu. 1425-1430 yılları arasında meydan gelen savaşta Osmanlı Devleti Selanik, Yanya ve Serez'i ele geçirdi. Orta ve Güney Arnavutluk'ta Osmanlı egemenliği sağlanmış oldu. 1444 yılında Osmanlı ordusu Haçlılara karşı yenilgiler aldı. Osmanlı Devleti, 1444 yılında kendi lehine olmayan Edirne Segedin Antlaşması'nı imzaladı. II. Kosova Savaşı (144 1444 Varna yenilgisinden sonra yeni bir haçlı ordusu oluşturuldu. Jan Hunyad önderliğindeki Haçlı ordusu Mora seferine çıkmış bulunan II. Murat'ın ordusuna saldırdı. 1448 tarihinde meydana gelen Kosova Savaşı'nda Haçlı Ordusu bozguna uğratıldı. Balkanlardaki Osmanlı hakimiyeti kesin olarak sağlanmış oldu. Bu tarihten itibaren, Avrupalılar, Osmanlı Devleti'ne karşı bir daha Haçlı ordusu oluşturma cesareti bulamadı. Bu tarihten sonra Avrupalılar sürekli savunmada kalmış, Osmanlı saldıran taraf olmuştu. Yükselme Dönemi II. Mehmet (Fatih) Dönemi İstanbul'un Fethi Nedenleri ve Hazırlıkları İstanbul'un Fethinin Nedenleri 1. Osmanlı toprak bütünlüğünün sağlanmak istenmesi 2. Bizans'ın Balkanlar'da bulunan Osmanlı topraklarına asker sevkinin engellenmek istenmesi 3. Bizans'ın Osmanlı taht kavgalarını desteklemesi 4. Hz. Muhammed'in fethi teşvik edici hadisi 5. İstanbul'un dünya ticaret yolları üzerinde bulunan önemli bir kent olması Fetih Hazırlıkları Hristiyan aleminin Bizans'a yardım etmesini engellemek için bazı Avrupa ülkeleri ile antlaşmalar yapıldı. Anadolu Hisarı'nın karşısına Rumeli Hisarı yapıldı. UYARI : Bu hisarın yapılma nedeni Balkanlar'dan karadeniz yolu ile yapılabilecek yardımları kesmek ve Boğazları kontrol altında tutmaktır. 400 parçalık bir donanma meydana getirildi. Muslihiddin, Saruca Sekban ve Macar Urban'a büyük kuşatma topları döktürüldü. İstanbul'un Fethi (1453) Bizans İmparatorluğu İstanbul şehri ile civardaki birkaç kasabaya hakim bir durumdaydı. Bizan elindeki donanmayı Haliç'e çekerek, Haliç'in ağzını zincirle kapattı. İstanbul, hem karadan hem de denizden çok sağlam surlarla çevrilmişti. 6 Nisan 1453 sabahı kuşatma başladı. 21-22 Nisan gecesi 72 parça donanma karadan Haliç'e indirildi. 29 Mayıs 1453 sabahı İstanbul'a girildi. Fethin Tarih Açısından Önemi İstanbul'un Fethinin Türk Tarihi Açısından Önemi 1. İstanbul Osmanlı Devleti'nin başkenti yapıldı. 2. Fetih ile Osmanlı Devleti için için İmparatorluk dönemi başladı. 3. Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü sağlandı. 4. Dünya ticaret yollarının önemli noktası Osmanlıların eline geçti. UYARI : Bu durum Akdeniz ve Karadeniz ticaretinde etkili olan Venedik ve Ceneviz'e zarar verdi. 5. İstanbul'da bulunan Ortodoks Kililsesi'nin koruyuculuğu Osmanlıların eline geçti. UYARI : Böylece Osmanlı Ortodoksların lideri konumuna gelmiştir. Bu kilisenin denetim altına alınması, Hristiyan birliğini parçalama amacı taşımaktadır. İstanbul'un Fethinin Dünya Tarihi Açısından Önemi 1. İstanbul'un fethi ile Orta Çağ kapandı, Yeni Çağ başladı. 2. Doğu Roma imparatorluğu sona erdi. 3. Savaş toplarının üstünlüğü anlaşıldı, sur ve kalelerin önemi azaldı. 4. Feodalizmin yıkılış süreci hızlanmış oldu. 5. İstanbul'un Türkler'in eline geçmesi üzerine Avrupalılar yeni ticaret yolları aramaya başladı. UYARI : Bu durum Coğrafi Keşifler'in zorlayıcı nedenini oluşturdu. Anadolu'daki Fetihler İlk önce 1459'da Cenevizliler'den Amasra alındı. 1460 yılında Candaroğulları Beyliği'ne son verildi. 1461'de Trabzon Rum İmparatorluğu ortadan kaldırıldı. UYARI : Böylece Büyük Selçukluların başlattığı Anadolu'yu Türkleştirme politikası tamamlandı. 1466'da Karamanoğulları Beyliği'nden Konya ve Karaman alındı. Otlukbeli Savaşı (1473) Osmanlılar ile Akkoyunlu Devleti arasında Anadolu'da egemenlik kurma mücadelesi bulunmaktaydı. Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan Karakoyunlu Devleti'ni yıkarak, Sivas'a kadar gelmişti. Candaroğulları ve Karamanoğlu beyleri de Uzun Hasan'a sığınmıştı. 1473 tarihinde yapılan Otlukbeli Savaşı ile Akkoyunlu Devleti yenildi. UYARI : Bu savaş Akkoyunlu Devleti'ni zayıflatmış ve onun Şah İsmail tarafından yıkılmasına neden olmuştur. Batıdaki Fetihler 1454 - 1459 arasında Sırbistan'a üç sefer düzenlendi, Sırbistan ele geçirildi. 1460'ta Mora despotları ortadan kaldırıldı. 1462 yılında Eflak, 1476 yılında da Boğdan Beyliği alındı. 1463 yılında Bosna, 1465'te de Hersek Osmanlı Devleti'ne bağlandı. UYARI : Bu fetih hareketi ile Balkanlar'da siyasi birlik sağlanmıştır. Denizlerdeki Fetihler Ege'de 1456 yılında Taşoz, Bozcaada, Semadrek, ve Limni, 1462 yılında Midilli, 1470 yılında da Eğriboz adaları alındı. 1475 yılında Kefe, Azak ve Menküp kaleleri alınarak Kırım Osmanlı topraklarına katılıp Osmnalı'ya bağlı hanlık haline getirildi. Kırım'ın Alınması'nın Sonuçları : 1. Gedik Ahmet Paşa tarafından Kırım alındı ve Osmanlılara bağlı hanlık haline getirildi. 2. İpek Yolu'nun kontrolü tamamen Osmanlıların eline geçti. 3. Karadeniz bir Osmanlı gölü haline geldi. 4. Cenevizlilerin Karadeniz'deki etkinliğine son verildi. 5. Rusya'ya karşı tampon bölge yaratıldı ve Rusya'nın Karadeniz'e inişi bir süre engellendi. 6. Kırım'ın bağlı hanlık olmasıyla Osmanlılara savaşlarda asker ve ekonomik kaynak sağlandı. Osmanlı-Venedik Savaşları (1463-1479) Nedeni : Osmanlı Devleti'nin İstanbul, Ege Adaları , Amasra, Kırım, Mora Yarımadası ve Yunan Adaları'nı elegeçirmesi ile Venedik ve Cenevizlilerin ticari darbe yemesi. Sonuçları : Venediklilerin denizde, Osmanlılar'ın ise karada üstün olması nedeniyle taraflar birbirine üstünlük sağlayamadı. Venediklilerin barış istemesi sonucu 1479'da Venedik Antlaşması imzalandı. UYARI : Fatih'in Venediklilere kapitülasyon vermekle ulaşmak istediği amaçlar şunlardır: Birincisi ticareti canlandırmak ikincisi ise Avrupa Hristiyan birliğini parçalamaktır. Otranto Kuşatması (1480) 1. Büyük bir imparatorluk kurmak isteyen Fatih'in, Batı Roma topraklarına sahip olmak istemesi. 2. Avrupa'ya yapacağı seferlerde önemli bir üs kazanmak istemesi 3. Roma'ya ulaşarak Katolik kilisesini denetleyip Avrupa Hristiyan Birliği'ni parçalamak istemesi. Sonuçları : 1. 1480'de Otranto şehri ve kalesi, Napoli Krallığı'ndan alındı. 2. Fatih'in ölümünden sonra Otranto Napoli Krallığı tarafından ele geçirildi. Fatih Kanunnamesi Sınırların genişlemesi ve ihtiyaçların artması üzerine düzenlenmişti. İki bölümden oluşur : Birinci Bölüm : Şehzadelerin hükümdar olması ile ilgilidir. Burada kardeş katli yasallaşmış ve şehzadelerin sancaklara gönderilmesi zorunlu tutulmuştu. İkinci Bölüm : Devlet memurlarının görev ve sorumluluklarıyla ilgilidir. Ayrıca bağlı beylik sistemi uygulamaya geçirilmiştir. Sadrazamlar Divan toplantılarına başkanlık etmeye başlamıştır. II. Bayezit Dönemi Cem Sultan Olayı Fatih'in ölümü üzerine Amasya sancağında bulunan Bayezit devşirmelerin desteğiyle tahta geçti. KOnya sancağında bulunan ve Türkmenlerin desteklediği Şehzade Cem bunun üzerine taht mücadelesine başladı. Memluklerin'de desteklediği Cem Sultan, Bursa'yı aldı ve adına para bastırıp hutbe okuttu. 1481'de Yenişehir Ovası'nda yenilen Cem, Konya'ya kaçtı. II. Bayezit'in gönderdiği kuvvetlere yenilen Cem Sultan, önce Mısır'da Memlüklülere, ardından da Rodos şövalyelerine sığındı. Yıllarca Avrupa'da dolaştırılan Cem Sultan, 1495 yılında Napoli'de öldü. UYARI : Cem Sultan'ın Avrupalılara sığınması Osmanlıların bu iç sorununu uluslararası bir sorun haline getirdi. II. Bayezit Cem'i ellerinde tuttukları için Papalığa -1495'te Cem Sultan'ın ölümüne kadar- vergi ödedi. Bu dönemde İspanyolların saldırısına uğrayan Beni Ahmer Devleti'ne destek gönderilemedi. Osmanlı-Memluk İlişkileri Osmanlı-Memluk ilişkileri II. Bayezit Dönemi'nde tamamen gerginleşti. UYARI : Memluk sorunu ileride kesin bir şekilde Yavuz Sultan Selim tarafından çözümlenecektir. Fatih Dönemi'nde Memlüklüler, Osmanlı Devleti'nin Hicaz su yolları teklifini reddetmiş ve Dulkadiroğulları Beyleri arasında çıkan iç çekişmelere karışmıştı. Memlükler, Cem Sultan'ı ve Karamanoğlu Beyi'ni de himaye etmişti. II. Bayezit 1485'te Memlükler üzerine sefere çıktı. Bu savaşlar genel olarak Osmanlıların aleyhine sonuçlandı. Ramazanoğulları Beyliği alındı. Osmanlı-Venedik İlişkileri 1499'da Venediklilerin elinden İnebahtı, Modon ve Koron alındı. Navarin Limanı Osmanlıların eline geçti. Karadeniz kıyılarında Kili ve Dinyester Irmağı'nın ağzında bulunan Akkerman kaleleri alındı. Osmanlı-İran İlişkileri 1501'de Akkoyunlu Devleti toprakları üzerinde Safavi Devleti kuruldu. Safavi hükümdarı Şah İsmail, Anadolu ve çevresinde Şii birçok taraftar topladı. Doğu Anadolu'da Şahkulu Baba Tekeli tarafından Şii kökenli bir ayaklanma çıkarıldı ve bastırıldı. II. Bayezit'ın izlediği gevşek politika ve devlet işlerinden iyice elini çekmesi, Şehzade Selim'i kızdırdı. Selim, 1512'de Osmanlı tahtına geçti. I. Selim (Yavuz) Dönemi Çaldıran Savaşı (1514) Doğu Anadolu'ya sahip olmak isteyen Şah İsmail bölgedeki Şii Türkmen aşiretlerini Osmanlı'ya karşı ayaklandırıyordu. Yavuz İran seferi öncesi Dulkadiroğlu Alaüddevle'den yardım istedi fakat isteği reddedildi. 1514'te Osmanlı orduları İran ordularını Çaldıran Savaşı'nda yendi. UYARI : Yavuz Sultan Selim Trabzon sancağında valilik yaparken Şah İsmail'le savaşmış ve Şah İsmail'in savaş taktiğini öğrenmiştir. Bu savaş sırasında Osmanlılar hareketli topları kullanmışlardır. Bu durum, teknolojik ilerlemenin savaşların sonucunu nasıl etkilediğini göstermektedir. Bu savaş Osmanlı Devleti'ne Doğu Anadolu'yu kazandırdı. Şah İsmail kaçtığı için Safavi Devleti yıkılamadı. Tebrize kadar olan bütün topraklar Osmanlı Devleti'nin eline geçti. Şii sorunu geçici olarak çözümlendi ve Doğu Anadolu güvenlik altına alındı. Safavi hazinesi Osmanlı hazinesine aktarıldı. |
|
|
#8 |
|
|
Turnadağ Savaşı (1515)
Yavuz'un Çaldıran Savaşı öncesi Dulkadiroğullarından istediği yardım reddedilmişti. Yavuz, Çaldıran zaferinden sonra 1515 yılında Dulkadiroğulları'nı yendi ve bu beylik yıkıldı. Turnadağ Savaşı sonunda Maraş, Mardin, Elbistan ve Diyarbakır Osmanlı topraklarına katıldı. Anadolu'da siyasal birlik tamamlanmış oldu. Mısır Seferi Yavuz'un İran seferi sırasında Şah İsmail ile Memlüklüler Osmanlı'ya karşı bağlaşma yapmıştı. Yavuz, 1516 yılında Mısır üzerine sefere çıktı. 1516 yılında Mercidabık Savaşı ile Memluk ordusu bozguna uğratıldı. Mercidabık zaferi ile Osmanlı Devleti, Suriye ve Filistin'i ele geçirdi. Yavuz Sultan Selim, 1517 yılında tekrar Mısır seferine devam etti. Rıdaniye Savaşı ve Memlük Devleti'nin Yıkılışı Kansu Gavri'nin yerine geçen Tomanbay Osmanlıları Mısır'dan atmak istiyordu. 1517 yılında yapılan Ridaniye Savaşı ile Mısır Ordusu bir kez daha yenildi. Rıdaniye Savaşı sonunda Memlük Devleti yıkıldı ve Mısır Osmanlı hakimiyeti altına alındı. Mısır Fethi'nin Sonuçları 1. Memlük Devleti yıkıldı. 2. Suriye, Filistin ve Mısır Osmanlı topraklarına katıldı. 3. Doğu Akdeniz Osmanlı hakimiyetine girdi. 4. Kutsal Topraklar (Mekke ve Medine) Osmanlı hakimiyetine girdi. 5. Kutsal emanetler ve Mekke ile Medine'nin anahtarları Yavuz'a yollandı. 6. Halifelik makamı Osmanlılara geçti. UYARI : Halifelik böylece Kureyş kabilesinden çıkarak Osmanlı soyuna geçti. Ayrıca Osmanlı'nın teokratik yapısı tamamlandı. 7. Memlük hazinesi, İstanbul'a getirildi. 8. Kıbrıs adasını ellerinde bulunduran Venedikliler, Osmanlı'ya vergi ödemek zorunda kaldı. 9. Baharat yolu Osmanlıların eline geçti. UYARI : Bu durum Osmanlılar için büyük bir ekonomik kazançtır. Ancak Portekizliler Ümit Burnu'ndan Hindistan'a ulaştığı için Osmanlılar buradan kazanç sağlayamadı. I. Selim (Yavuz) Dönemi Genel Özelliği Türk ve İslam alemini tek bir çatı altında toplamaya çalıştı. Sadece doğu ülkelerine seferler düzenlendi. Bunun nedeni; Yavuz'un Türk-İslam devletlerini tek çatı altında birleştirmek istemesi ve devlet bütünlüğünü sarsacak tehlikeyi Doğu'da görmesiydi. I. Süleyman (Kanuni) Dönemi İç ayaklanmalar Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde güçlü devlet otoritesi sayesinde saltanat kavgaları olmamış, ancak bir takım iç isyanlar çıkmıştı. İlk isyanı 1520 yılında Şam valisi Camberd Gazali çıkarmıştı. 1524 yılında sadrazam olamdığı için ikinci vezir Ahmet Paşa isyan etti. Bu sırada Yozgat civarında, vergi yüzünden Baba Zennun isimli bir şaki isyan etti. 1527 yılında da, Şiiliği yayma iddiasıyla Kalenderoğlu isyan etti. alıntıla güncelle sil PlA Mesaj sayısı: 525 06 Nisan 2007, 16:45:19 Batıya Yapılan Seferler Batı'da en zor rakip Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu idi. Şarlken Avusturya ve Macaristan'ı da yanına çekti. Fransa bu ittifaka karşı cephe aldı. Kanuni, Şarlken'e karşı Fransa kralı I. Fransuva'yı destekledi. Fransızlara kapitülasyonlar verildi. Belgrat'ın Fethi (1522) ve Mohaç Meydan Savaşı (1526) Macaristan'ın Balkan milletlerini Osmanlı'ya karşı kışkırtması ile 1521'de Macaristan'a sefer düzenlendi. 1521'de Osmanlı ordusu Belgrat şehrini ele geçirdi. Kanuni, 1526 yılında Macaristan'a bir sefer daha düzenledi. 29 Ağustos 1526'da Mohaç Meydan Savaşı ile Macar Ordusu bozguna uğratıldı. Osmanlı Ordusu Macaristan'ın başkenti Budin'i (Budapeşte) ele geçirdi. Macaristan toprakları Osmanlı Devleti'ne katıldı. UYARI : Bu durum Macaristan toprakları üzerinde emelleri olan Avusturya'yı rahatsız etmiş, böylece Osmanlı Avusturya savaşları başlamıştır. I. Viyana Kuşatması (1529) Osmanlı Devleti 1522'de Macaristan'ı fethetmişti. Şarlken ve Avusturya Arşidük'ü Ferdinand, Macaristan'dan Türkleri atmak istiyordu. 1529 yılında Ferdinand Macaristan'a saldırdı, Macar kralı Yanoş'da Kanuni'den yardım istedi. Osmanlı ordusu 1529 yılında tekrar Macaristan seferine çıktı. Avusturya topraklarına giren Osmanlı ordusu başkent Viyana'yı kuşattı fakat kış nedeniyle kuşatma kaldırıldı. Almanya Seferi (1533) Avusturya Arşidük'ü Ferdinand, İstanbul'a elçi göndererek kendisinin Macaristan kralı olarak tanınmasını istedi. İsteği reddedildi ve Ferdinand Budin'i işgal etti. Kanuni, yeniden Macaristan seferine çıktı ve Almanya içlerine kadar ilerledi. Karşısına çıkan kimse olmayınca İstanbul'a döndü. Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında İstanbul Antlaşması imzalandı. Macaristan Seferi 1533 İstanbul Antlaşması'na rağmen 1540'ta Macar kralı Yanoş'un ölmesi üzerine Kral Ferdinand, Avusturya Macaristan topraklarında hak iddia ederek tekrar Budin'i işgal etti. Kanuni 1541 yılında Macaristan topraklarına yeniden girdi. Avusturyalıları Macaristan'dan attı. Macaristan'ın Osmanlılar tarafından alınan bölgesi Budin Eyaleti adıyal Osmanlı topraklarına katıldı. UYARI : I. Süleyman, Macaristan'ı ele geçirdiği zaman iç işlerinde serbest dış işlerinde Osmanlı'ya bağlı duruma getirmişti. Fakat bu durumda Macaristan üzerinde tam bir egemenlik sağlanamamış, Avusturya vakit kaybetmeden Macaristan topraklarını işgal etmişti. Bunun üzerine I. Süleyman Macaristan'ı Budin ve Temeşvar eyaleti bir de Erdel Beyliği olarak üçe ayırdı. Böylece Macaristan doğrudan merkeze bağlandı. Kanuni, 1566'da Avusturya üzerine tekrar bir sefer düzenledi ve Zigetvar Kalesi'ni aldı. UYARI : Zigetvar seferi Kanuni'nin son seferidir. Bu savaş esnasında ölmüştür. Askerlerin morali bozulmasın diye ölümü bir süre gizlenmiştir. Kapitülasyonlar Fransa'ya Kapitülasyonların Verilmesinin Siyasal Nedenleri Kanuni'nin, Avrupa'da Şarlken'e karşı giriştiği mücadelede, Fransa'yı yanına çekmek istemesi. Kanuni'nin Avrupa Hristiyan birliğini parçalamak istemesi. Avrupa'da bir bağlaşık elde etmek isteği. Fransa ile 1535 tarihinde bir antlaşma imzalandı. İran Seferleri (1533-1555) ve Amasya Antlaşması Nedenleri : 1. Kanuni'nin daha çok Batı'ya sefer yapıp, Doğu'yu ihmal etmesi. 2. İran'ın Şiilik propagandasına devam etmesi. 3. İran'ın Bağdat, Basra ve Basra Körfezi civarında yaşayan Sunni halka baskı yapması ve halkın Kanuni'den yardım istemesi. Kanuni, 1533-1553 tarihleri arasında İran üzerine topam üç sefer düzenledi. Bu seferlerde başarı sağlanamadı. Çünkü seferlerde İran şahı Osmanlı Padişahının karşısına çıkmadı. 1555 yılında İran ile Amasya Antlaşması imzalandı. Amasya Antlaşması (1555) Bu antlaşma ile Erivan, Tebriz, Bağdat ve Doğu Anadolu Osmanlılara bırakılmıştı. Amasya Antlaşması İran ile Osmanlı arasında imzalanan ilk resmi antlaşma oldu. Deniz Seferleri Rodos'un Fethi (1522) Rodos Adası'nda St. Jean Şövalyeleri hüküm sürmekteydi. Rodos adası, Papalığın Doğu Akdenizdeki ileri karakolu görevini yapmakta idi. Şövalyeler Müslüman ticaret gemilerine saldırmakta ve Hristiyan korsan gemilerine yataklık yapmaktaydı. Rodos Adası, 1522 yılında fethedildi. Cezayir'in Alınması Kanuni, Şarlken'i Akdeniz'de zor duruma düşürmek için Cezayir Beyi Barbaros'u İstanbul'a davet etti. Barbaros, Kaptan-ı Derya olarak Osmanlı donanmasının başına getirildi. Barbaros Hayrettin Paşa Cezayir'i Osmanlı Devleti'ne hediye etti ve Cezayir savaşsız Osmanlı himayesine geçmiş oldu. Barbaros Cezayir'e beylerbeyi olarak atandı. Preveze Deniz Savaşı Avrupalılar Osmanlı'nın Akdeniz'deki üstünlüğüne son vermek amacıyla Papa'nın önderliğinde Haçlı donanması hazırladılar. Haçlı donanması Andre Dorya komutasında, Osmanlı donanması ise Barboros Hayrettin Paşa komutasındaydı. 27 Eylül 1538 tarihinde meydana gelen Preveze Deniz Savaşı'nda Barbaros Haçlı donanmasını bozguna uğrattı. Bu savaşla Akdeniz egemenliği tamamiyle Osmanlıların eline geçti. Hint Seferleri Portekizliler Ümit Burnu yolunu keşfederek Hint Okyanusu'na ulaşıp, bu bölgeyi ele geçirerek hem Hindistan'ı ekonomik açıdan kullanmak, hem de Hristiyanlığı yaymak istemişti. Portekizliler aynı zamanda Müslüman ticaret gemilerine ve hacca giden Müslüman gemilerine zarar vermeye başlamıştı. Hindistan'daki Gücerat Müslümanları Kanuni'den yardım istemişti. Osmanlılar 1538-1553 yılları arasında Hindistan'a dört sefer düzenledi. Osmanlılar Hindistan'a yaptıkları bu seferlerde başarı gösteremediler. Bunun nedenleri : 1. Osmanlıların bu seferlerde siyasi veya ekonomik amaç taşımamaları. 2. Dönemin devlet adamlarının Hindistan'ın ekonomik önemini kavrayamaması. 3. İç denizlere göre yapılmış Osmanlı gemilerinin, Okyanus'ta Portekiz Donanması ile başedememesiydi. Sokullu Mehmet Paşa Dönemi Sokullu Mehmet Paşa; Kanuni, II. Selim ve III. Murat dönemlerinde sadrazamlık yaptı. Bu dönemde 1566'da Sakız Adası Cenevizliler'den alındı. Yemen'in egemenliği sağlandı. 1571 yılında Venediklilerden Kıbrıs Adası alındı. UYARI : Sokullu bu fethin arkasından kendisini ziyarete gelen bir Venedik elçisine şu sözleri söylemişti ; "Ziyaretinizin sebebini anlıyorum, İnabahtı yenilgisinin üzerimizdeki etkisini anlamaya çalışıyorsunuz. Fakat unutmayın ki, biz sizden Kıbrıs'ı almakla kolunuzu kestik. Halbuki siz donanmamızı yakmakla bizim sakalımızı traş etmiş oldunuz. Kesilen kol yerine gelmez. Lakin traş edilen sakal eskisinden daha gür çıkar. 1571'de İnebahtı Savaşı'nda Haçlı donanmasına yenildi. Tunus Osmanlı topraklarına katıldı. Lehistan 1575'te Osmanlı himayesine girdi. 1577'de Fas Portekizlilerden alındı. |
|
|
#9 |
|
|
Sokullu Mehmet Paşa'nın Projeleri
Sokullu sadrazamlığı süresince Doğu Avrupa Türkleri ile Kafkasya bölgesini Osmanlı Devleti'ne bağlamak istedi. Don ve Volga Irmaklarını bir kanalla birleştirerek, Karadeniz'den Hazar'a geçmeyi planladı. 1579 yılında Süveyş Kanalı'nı açmayı düşündü, böylece, Hindistan ve Endonezyadaki Müslümanlara yardım etmeyi planladı. Sokullu 1579 yılında hançerlenerek öldürüldü, projeleri de uygulamaya konulamadan yarım kaldı. Duraklama Dönemi Duraklamanın Nedenleri A. İç Nedenler : 1. Merkezi Yapıdaki Bozulmalar : Padişahlık Makamının Bozulması I. Ahmet ile birlikte şehzadelerin sancak eğitimi uygulaması kaldırıldı, şehzadeler sarayda kapalı bir hayat yaşamaya başladı. Saraya kapanan şehzadelerin ruhsal yapılarında bozulmalar görüldü. UYARI : III. Mehmet; son kez sancağa çıkan Osmanlı padişahıdır. I. Ahmet Dönemiyle hanedanın en yaşlı üyesi tahta geçmeye başladı. UYARI : I. Ahmet, sancağa çıkmadan tahta çıkan ilk padişahdır. Sadrazamalık Makamının Bozulması Sadrazam padişahtan sonra en etkili olan ikinci kişi idi. Sadrazamlar, önceleri eğitim ve tecrübelerine göre seçilirken, daha sonraki dönemlerde rüşvet ve iltimas yolu ile göreve gelmişlerdi. UYARI : Duraklama Dönemi'nde 61 sadrazam göreve gelmiştir. Duraklama Dönemi'nde yeteneksiz kişiler sadrazamlık görevine getirildi. Bu durum halkın devlete olan güvenini azalttı, isyanların çıkmasına neden oldu. Saray Kadınlarının Yönetime Katılması Kimi padişahların zamansız ölümü üzerine geride tahta geçecek çocuk yaşta kişiler kalıyordu. Veraset sisteminden dolayı çocuk da olsa bu kişi tahta geçebiliyordu. Bu çocuk hükümdarların tahta geçmesi ile anneleri devlet yönetiminde etkili olmaya başlıyordu. Kadınların devlet işlerinde etkinliği Kanuni Dönemi'nde Hürrem Sultan ile başladı. Valide Kösem Sultan ve Turhan Sultanla devam etti. UYARI : Duraklama Dönemi'nde IV. Murat'ın annesi Kösem Sultan ile, IV. Mehmet'in annesi Turhan Sultan yönetimde oldukça etkili olmuşlardı. Zamanla saray kadınları devlet adamlarının atanmasında da söz sahibi oldu. Bu da bilgi ve beceriden yoksun kişilerin iş başına gelmesine neden oldu. 2. Orduda Meydana Gelen Bozulmalar : Yeniçeri Teşkilatındaki Bozulmalar Askeri kanun ve geleneklere saygı gösterilmemeye başlandı. Yeniçerilerin ve Kapıkulu Ocağı'nın bozulması ile orduya olan güven kayboldu. Kanun-i Kadim'e aykırı askere alım işlemleri yapılmaya başlandı. UYARI : Yeniçeri Ocağı'na usülsüz asker kaydeden ilk padişah III. Murat'tır. Devşirme sistemi bozuldu. Yeniçeriler çeşitli nedenlerden dolayı sık sık ayaklanmaya başladı. Merkeze her istediklerini yaptırabilen Yeniçeriler, bazan padişahları bile tahttan indirmişti. Eyalet Ordusundaki Bozulmalar XVII. yüzyılda Tımar dağıtımındaki adaletsizlik ve haksızlık Eyalet ordusunun itibarını zedeledi. Dirlik araziler askerlikle ilgisi olmayan kişilere verilmeye başlandı. UYARI : Yükselme Dönemi'nde Eyalet Ordusu Yeniçeri Ocağı'na karşı önemli bir denge unsuruydu. XVII. yüzyılda eyalet askerlerinin sayısının azalması ile, Yeniçeri Ocağı güç kazanmış ve devlet yönetiminde Ocağın etkinliği artırmıştır. Bir kısım dirlik arazi de peşin vergi amacıyla iltizama çevrildi. Donanmadaki Bozulmalar Osmanlı donanması Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nde en üst düzeye ulaşmış, Barbaros Hayreddin Paşa'nın ölümüyle de giderek önemini kaybetmişti. Denizcilikle ilgisi olmayan kişiler kaptan-ı deryalığa getirilmişti. Ekonomideki Bozulmalar Savaş ganimetlerinin azalması. Uzun süren ve genelde yenilgiyle sonuçlanan savaşlar. Eskisi gibi yabancı devletlerden vergi ve hediye alınamaması. Artan saray masrafları ve devlet ihtişamına paralel olarak lüks ve israfın artması. Sık sık padişah değişiklikleri yüzünden ödenen cülus bahşişleri. Tımar sisteminin bozulması. Kapıkulu askerlerinin sayısının artması. Eğitimdeki Bozulmalar Osmanlı Eğitim sistemi Avrupa'nın oldukça gerisinde kalmıştı. Osmanlı Devleti'nde en önemli eğitim kurumu medreselerdi. Medreselerin başında bulunan ulemalar gelişmeye ayak uyduramadı. Medreselerde zamanla pozitif bilimler askıya alındı. Medrese eğitimi yapmamış bir çok insana diploma ve ve rütbe verildi. Yeni doğmuş çocuklara müderris ünvanı verilerek beşik uleması zümresi meydana geldi. Ulemalar zamanla askerle birlike isyanlara katılıp saraya hücum etti. Toplum Yapısındaki Bozulmalar Siyasi, sosyal ve ekonomik yapının bozulması ile Anadolu'da Celali İsyanları çıktı. Celali isyanları ile merkezi otorite tamamen sarsıldı. İsyanların artması üzerine Anadolu'da yaşayan halk şehirlere göç etmeye başladı. İsyanların bastırılmasında kullanılan yöntemler, halkla devletin arasının açılmasına neden oldu. B. Dış Nedenler : İmparatorluğun Doğal Sınırlarına Ulaşması Osmanlı Devleti, XVI. yüzyılın sonunda yaklaşık 20 milyon kilometre kare sınır ve 100 milyon nüfus ile en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Üç kıtaya yayılan bu sınırların korunmasında zorluk çeken Osmanlı Devleti, bazen birçok cephede savaşıyor ve bu nedenle mevcut gücü bölünüyordu. Avrupa'da Merkezi Krallıkların Kurulması Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi'nde Batı'da çok rahat ilerledi, çünkü Avrupa'da derebeylik rejimi (küçük kırallıklar) hüküm sürmekteydi. XV. yüzyıl ile birlikte Avrupa'da güçlü merkezi krallıklar kuruldu. Avrupa, XV. ve XVI. yüzyıllarda Coğrafi Keşifler, Rönesans ve Reform ile önemli adımlar atmış, Osmanlı Devleti'nde ise aynı gelişmeler görülmemişti. XVII. Yüzyıl Siyasi Tarihi Osmanlı-İran Savaşları III. Murat Dönemi (1577-1590) III. Murat, 1579'da İran şahı Tahmasb'ın ölümü ile ortaya çıkan taht kavgalarından faydalanarak İran üzerine sefere çıktı. Osmanlı Ordusu, Hazar Denizi'ne kadar ilerledi fakat, 1590'da İranlılar'ın barış İstemesi Üzerine Ferhat Paşa Antlaşması imzalandı. Ferhat Paşa Antlaşması (1579) Bu antlaşma ile Azerbeycan, Luristan, Gürcistan ve Dağıstan Osmanlılara bırakıldı. Osmanlı İmparatorluğu, bu antlaşma ile doğuda en geniş sınırlara ulaşmış oldu. I. Ahmet Dönemi (1603-1611) Nedeni : Osmanlı Devleti'nin Batı'da Avusturya ile savaşta bulunmasını ve Anadoludaki Celali İsyanlarını fırsat bilen İran'ın Ferhat Paşa Antlaşması ile Osmanlı Devleti'ne verilen yerleri geri almak istemesi. Şah Abbas, 1603'te Tebriz ve Erivan'ı alarak Diyarbakır ve Musul'a kadar ilerledi. 1611 yılında Nasuh Paşa Antlaşması imzalanarak bu savaşa son verildi. Nasuh Paşa Antlaşması (1611) 1. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti, Ferhat paşa Antlaşması ile aldığı toprakları geri verdi. 2. İran her sene Osmanlı Devleti'ne ikiyüz deve yükü ipek verecekti. Bu antlaşma Osmanlı Devleti'nin elde ettiği toprakları geri verdiği ilk antlaşmadır. I. Mustafa Dönemi (1617-161 Nedeni : İran'ın antlaşmalarda verdiği sözü tutmayıp Osmanlı Devleti'ne söz verdiği ekonomik yükümlülüğü yerine getirmemesi 1617-1618 tarihleri arasında devam eden bu savaşlarda önemli bri çatışma olmadı, 1618'de İran ile Serav Antlaşması imzalandı. 1618 yılında imzalanan Serav Antlaşması ile Nasuh Paşa Antlaşması'nın koşulları her iki ülke tarafından da yeniden kabul edildi. IV. Murat Dönemi (1622-1639) Nedeni : İran'ın hile ile Bağdat'ı işgal etmesi. IV. Murat, İran'a iki sefer düzenledi. Bu seferler sonunda Revan ve Bağdat'ı tekrar ele geçirdi. 1639 yılında İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı ve altmış yıldır süren İran savaşları sona erdi. Kasr-ı Şirin Antlaşması (1639) 1. Azerbaycan ve Revan İran'a bırakıldı. 2. Bağdat Osmanlı Devleti'ne bırakıldı. 3. Zağros Dağları iki ülke arasında sınır oldu. Bu antlaşma ile XVII. yüzyıl Osmanlı-İran savaşları sona erdi ve bugünkü Türkiye-İran sınırı büyük ölçüde çizildi. Osmanlı-Lehistan Savaşları Genç Osman Dönemi (1618-1622) Nedeni : Lehistan'ın Boğdan'ın iç işlerine karışması. Genç Osman 1618 yılında Lehistan seferine çıktı. Leh ordusunu yendi ve Hotin Kalesi'ni kuşattı. Bu sefer, yeniçerilerin gevşek davranması üzerine, 1620 yılında Hotin Antlaşması imzalanarak son buldu. Hotin Antlaşması (1620) 1. Lehliler ve Osmanlılar birbirlerinin topraklarına saldırmayacaktır. 2. Lehistan, Kırım Hanı'na 40 bin düka altını vergi olarak ödemeye devam edecektir. Hotin seferi'nde Yeniçerilerin yetersizliği anlaşılmış ve ilk defa Genç Osman, Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak istemişti. IV. Mehmet Dönemi (1672-1676) Nedeni : Lehistan'ın, Türk himayesinde bulunan Ukrayna Kazakları'nın iç işlerine karışması. Osmanlı ordusu 1672'de Lehistan seferine çıktı. Lehliler birçok defa yenildi ve 1676'da Bucaş Antlaşması imzalandı. Bucaş Antlaşması (1676) a) Ukrayna Osmanlıların koruması altında kalacak. b) Podolya Osmanlılara verilecek c) Lehistan her sene vergi ödeyecek Bucaş Antlaşması, Osmanlı İmparatorluğu'nun topraklarına toprak kattığı son antlaşmadır. Bu antlaşma ile Osmanlı İmaparatorluğu Batı'da en geniş sınırlarına ulaşmıştı. Not : Lehistan Diyet Meclisi, Bucaş Antlaşması'nın vergiyle ilgili üçüncü maddesini kabul etmedi. Savaş yeniden başladı. Osmanlılar vergiyle ilgili maddeyi kaldırınca 1676 yılında Bucaş Antlaşması yenilendi. Osmanlı-Venedik Savaşları (1645-1669) Nedeni : Venediklilerin Osmanlı ticaret gemilerine saldırması ve Osmanlı Devleti'nin Girit Adası'nı almak istemesi. 1645'te Girit yüzünden Osmanlı-Venedik savaşları başladı. 25 yıl alınamayan Kandiye Kalesi'nin alınması ile Venedikliler barış isteğinde bulundu. Osmanlı-Avusturya Savaşları (1593-1606) Nedeni : 1. Avusturya ile Osmanlı arasındaki sınır mücadelesi 2. 1593 tarihinde Bosna Beylerbeyi Hasan Paşa'nın Avusturyalılar tarafından pusuya düşürülerek öldürülmesi III. Murat Dönemi'nde Avusturya savaşları başladı. 1573 yılında Estergon ve Kanije kalelelerini Avusturya'ya kaptırdı. III. Mehmet Dönemi'nde Avusturya'dan Eğri Kalesi alındı. 1596'da Haçova Savaşı ile Avusturya ordusu bozguna uğratıldı. 1596'da Estergon ve Kanije Kaleleri geri alındı. İran sorunu ve Celali İsyanları yüzünden Osmanlı Devleti barış istedi ve 1606'da Zitvatorok Antlaşması imzalandı. Zitvatorok Antlaşması (1606) 1. Eğri, Kanije ve Estergon Kaleleri Osmanlılarda kalacaktır. 2. Avusturya Kuzey Macaristan topraklarını elinde tuttuğu için her sene Osmanlılara ödediği vergiyi artık ödemeyecektir. 3. Avusturya bir defaya mahsus olmak üzere savaş tazminatı ödeyecektir. 4. Avusturya arşidükası protokol bakımından Osmanlı padişahına denk olacaktır. Not : 1533 İstanbul Antlaşması'na göre Avusturya arşidükası Osmanlı sadrazamına denkti. Zitvatorok Antlaşması ile Osmanlı İmparatorluğu Orta Avrupa'daki üstünlüğünü kaybetmiş, Avrupadaki devletlerle eşit seviyeye gelmişti. Osmanlı-Avusturya Savaşları (1622-1664) Avusturya'nın Erdel Beyliği iç işlerine karışması. 1662'de Avusturya seferine çıkan Osmanlı ordusu Uyvar, Zerinvar ve Novigrat kalelerini aldı. Bu savaşlar 1664 yılında imzalanan Vasvar Antlaşması ile son buldu. Vasvar Antlaşması (1664) a) Uyvar ve Novigrat kaleleri Osmanlılara bırakılacak, Zerinvar Avusturya'da kalacaktır. b) Erdel Osmanlı Devleti'nde kalacak, Osmanlı Devleti ve Avusturya, Erdel'den askerlerini çekecektir. c) Avusturya, Osmanlıların Erdel Beyi adayını tanıyacaktır. d) Avusturya savaş tazminatı ödeyecektir. Bu antlaşmadan sonra Avrupalılar, Osmanlıların eski gücünü kazandığını zannederek büyük bir paniğe kapılmıştı. II. Viyana Kuşatması (1683) Nedenleri : 1. Koyu katolik olan Avusturya'nın, Protestan Macarlara baskı yapması, 2. Macarların Sadrazam Merzifonlu Kara Mustafa Paşa'dan yardım istemesi, 1682'de Osmanlı Devleti Avusturya'ya savaş ilan etti. 1683'te Avusturya üzerine sefere çıkıldı. Merzifonlu Kara Mustafa Paşa, 1683'te Viyana'yı kuşattı. Haçlı ordusunun yardıma gelmesi üzerine Osmanlı ordusu Viyana önlerinde bozguna uğradı. Bozgunun nedenleri : UYARI : II. Viyana bozgunu ile, Kosova Savaşı'ndan sonra Avrupa'da taarruza geçen Osmanlılar, artık savunmaya geçmiştir. Osmanlıları Avrupa'dan atmak amacıyla "Kutsal İttifak" oluşturulmuştur. 1. Merzifonlu'nun deneyimli komutan ve devlet adamlarının sözünü dinlememesi 2. Merzifonlu'nun şehrin yağmalanmasına izin vermemesi, 3. Viyana'nın güçlü surlarla çevrili olması, 4. Kırım Hanı'nın zamanında yardım göndermemesi. Kutsal Bağlaşma ve Savaşlar (1683-1699) Nedeni : Osmanlı Devleti'nin Viyana önünde bozguna uğraması ve bu fırsattan yararlanmak isteyen Hristiyan Avrupa'nın Papa'nın önderliğinde kutsal ittifak kurarak, Türkleri Avrupa'dan atmak istemesi. Avusturya, Macaristan ve Erdel'i alıp Bulgaristan'a girdi, Osmanlı Devleti ile Haçlı ittifakı arasında 1683'te dört cephede savaş başladı. Lehistan, Podolya ve Boğdan'ı, Venedik, Mora ve Dalmaçya'yı aldı. 1687 yılında II. Süleyman, 1695'de de II. Mustafa tahta geçti. Yenilgilerin devam etmesi üzerine Osmanlı Devleti Karlofça Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. Karlofça Antlaşması (1699) Avusturya, Lehistan, Venedik ve Osmanlı Devleti arasında imzalandı. 1. Temeşvar ve Banat Yaylası dışında kalan bütün Macaristan ve Erdel Avusturya'ya verildi. 2. Hırvatistan'ın bir bölümü Avusturya'ya verildi; Sava ırmağı sınır oldu. 3. Podolya ve Ukrayna Lehistan'a verildi. 4. Dalmaçya kıyıları ve Mora, Venedik'e verildi. Korint Osmanlılarda kaldı. 5. Antlaşmanın süresi 25 yıl olacak ve Avusturya'nın garantisinde bulunacaktı. Not : Rusya, Karlofça Antlaşması imzalanırken iki yıllık bir ateşkes imzalamış ve barışa yanaşmamıştır. Amacı Kırım'a doğru ilerlemektir. Ancak, Avrupalı Devletlerin baskısıyla 1700'de antlaşma masasına oturmuştur. Osmanlılar, Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları'yla ilk defa toprak kaybına uğradı. Bu antlaşmalar, Osmanlı İmparatorluğu'nun XVIII. yüzyıl genel politikasında belirleyici rol oynadı ve Osmanlı Devleti'nde Gerileme Dönemi Başladı. Gerileme Dönemi XVIII. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti Osmanlı Devleti, 1699'da imzalanan Karlofça ve İstanbul Antlaşmaları ile kaybettiği toprakları geri alma siyaseti izledi. UYARI : Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması'ndan sonra sürekli toprak kaybetmesine rağmen uzun süre varlığını koruyabilmiştir. Bunun nedeni, Avrupa Devletleri arasındaki çıkar çatışmalarıdır. Osmanlı Devleti bu dönemde başarılı olamadı, toprak kazanmak yerine, yeni toprak kayıpları yaşadı. Osmanlı Devleti'nde "Gerileme Dönemi" 1792'de imzalanan Yaş Antlaşmasına kadar sürdü. Edirne Olayı II. Mustafa (1695-1703) Karlofça Antlaşması'ndan sonra Edirne'ye çekilip, devlet yönetimini FEyzullah Efendi'ye bırakıp, kendini av ve eğlenceye vermişti. Bu durumdan memnun olmayan ve Edirne'nin başkent olacağı söylentilerine inanan bir grup İstanbul'da isyan etti. Asiler 1703 yılında Edirne'ye yürüyüp Feyzullah Efendi'yi idam ettikten sonra, II. Mustafa'yı tahttan indirerek, yerine III. Ahmet'i tahta geçirdi. XVIII. Yüzyıl Dış Siyasal Gelişmeleri Prut Savaşı ve Prut Antlaşması (1711) Nedenleri : I. Petro'ya Poltova Savaşı'nda yenilen XII. Şarl'ın Osmanlı Devleti'ne sığınması üzerine Rusların Osmanlı topraklarına saldırması. 1711' de Sadrazam Baltacı Mehmet Paşa Eflak'a girdi. UYARI : Baltacı Mehmet Paşa'nın ileriyi göremeyen bir vezir olması ve çevresindekilerin paraya düşkün olması nedeniyle bu seferden istenilen sonuç alınamamıştır. Baltacı Mehmet Paşa'nın Rus ordusunu sıkıştırdığı bir sırada Rusya'nın barış istemesi üzerine Prut Antlaşması imzalandı. Osmanlı-Venedik, Avusturya Savaşları ve Pasarofça Antlaşması (1715-171 Nedenleri : Osmanlı Devleti'nin Karlofça Antlaşması ile kaybettiği Mora ve Dalmaçya kıyılarını tekrar ele geçirmek istemesi ve Venediklilerin Mora Rumlarına baskı yapması ile Mora Rumlarının Osmanlıdan yardım istemesi. Osmanlı Devleti, 1751 yılında Mora'yı yeniden aldı. Osmanlı Devleti'nin Korfu Adası'nı kuşatması üzerine Avusturya, Mora'nın tekrar Venediklilere verilmesini istedi. Osmanlı Devleti, 1716'da Avusturya'ya savaş ilan etti. Osmanlı ordusunun Petervaradin'de yenilmesi üzerine, Avusturyalılar Belgrat'ı ele geçirdi. Osmanlı Devleti'nin barış istemesi üzerine 1718'de Pasarofça Antlaşması imzalandı. Pasarofça Antlaşması (171 Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında imzalanan bu antlaşma ile : 1. Yukarı Sırbistan, Belgrat, Sırmiyum, Batı Eflak ve Banat Yaylası (Temeşvar) Avusturya'ya bırakıldı. 2. Venedik'ten alınan Mora ve Grit Osmanlılarda kaldı. 3. Arnavutluk ve Dalmaçya kıyılarındaki bazı kaleler Venedik'e verildi. Antlaşmanın Önemi : 1. Osmanlı Devleti, Batı'nın üstünlüğünü tamamen kabul etti ve toprak kurtaramayacağını anladı. 2. Osmanlılar, Ortodoksları koruma görevini son kez yerine getirdi. 3. İngiltere ve Hollanda'ya verilen ayrıcalıklar Kapitülasyona dönüştürüldü. 4. Pasarofça Antlaşması'nın yarattığı barış ortamında Lale Devri'ne girildi ve ilk defa Batı tipinde ıslahatlara gidildi. Osmanlı-İran Savaşları (1722-1746) Nedenleri : Safavi Devleti'nin Sunni Müslümanları Şiiliğe zorlaması üzerine Kafkasya ve Azerbaycan'da bulunan Sunnilerin isyan ederek Osmanlı Devleti'nden yardım istemesi. Sunnilerle İran arasında çıkan savaşı fırsat bilen I. Petro Kafkasya'ya girip, Bakü taraflarını işgal etti. Osmanlı Devleti, 1724'te Kafkasya'ya girdi. Fransa'nın araya girmesi ile İstanbul Antlaşması imzalandı. İran tahtına geçen Şah Tahmasb, Şahkulu'nunda desteğini alarak , tekrar Osmanlı üzerine yürüdü. 1730 yılında İstanbul'da Patrona Halil İsyanı çıktı. İsyancılar III. Ahmet'i tahttan indirerek yerine I. Mahmut'u tahta geçirdi. I. Mahmut Dönemi'nde İran ile 1732'de Ahmet Paşa Antlaşması imzalandı. 1639'da İran ile Kasr-ı Şirin Antlaşması imzalandı. |
|
|
#10 |
|
|
Etiket: izle, indir, nedir. İstanbul Antlaşması (1724) :
1. Derbent, Bakü Kaleleri ve Dağıstan Rusya'ya bırakıldı. 2. Gence, Karabağ, Revan ve Tebriz Osmanlı Devleti'ne verildi. İstanbul Antlaşması (1724) Osmanlılarla Ruslar arasındaki ilk dostluk antlaşmasıdır. Patrona Halil İsyanı Lale Devri'nde Avrupa tarzında yapılan ve Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın kişiliği ile özdeşleştirilen ıslahatlar, ulemadan ve yeniçerilerden bir takım kişilerin çıkarlarına ters düşmüştü. Lale Devri ile birlikte artan Lüks yaşantı, fakir halkın tepkisine yol açmıştı. O yıllarda İran ile yapılan savaşlar da devam etmekteydi. Sadrazam Damat İbrahim Paşa'nın İran seferine gitmek istememesi, ona karşı olanlara bulunmaz bir fırsat vermiş, Bayezit Hamamı tellaklarından Patrona Halil ve Muslu Beşe ismindeki iki Arnavut önderliğinde bir grup 1730 yılında isyana başlamışlardı. Vergilerden şikayet eden halk ve İran Seferi'ne katılmak istemeyen Yeniçeriler de isyana katılınca, isyan giderek büyümüş, saraya giden asiler, padişah III. Ahmet'ten Damat İbrahim Paşa'nın kafasını istemişlerdi. Kendilerine teslim edilen Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'yı idam eden asiler, tekrar saraya yürüyerek, padişah III. Ahmet'i tahttan indirerek yerine I. Mahmut'u geçirdiler. Bu isyanla Lale Devri sona ermiş oldu. Ahmet Paşa Antlaşması (1732) İran ile Osmanlı Devleti arasında imzalanan bu antlaşma ile; 1. Gence, Tiflis ve Dağıstan Osmanlılarda kaldı. 2. Tebriz, Kirmanşah ve Hemedan Eyaletleri İran'a verildi. Osmanlı-Rusya, Avusturya Savaşları ve Belgrat Antlaşmaları (1736-1739) Nedenleri : 1. Rusya'nın İran savaşları sırasında Kırım Hanı'nın İran'a gidişini engellemesi 2. Rusya'nın Lehistan'ın iç işlerine karışması 3. Avusturya ile Rusya arasında bağlaşma yapılması Osmanlı Devleti, 1736 yılında Rusya ve Avusturya ile savaşa girdi. 1739 yılında, Avusturya ile Belgrat Antlaşması imzalandı. UYARI : Belgrat Antlaşmaları'ndan sonra Avusturya ve Rusya aralarındaki bağlaşmayı yenileyip, Osmanlı Devletine bildirdiler. Buna karşılık Osmanlı Devleti İsveç'te bir bağlaşma yaparak Avusturya ve Rusya'ya bildirdi. Böylece, Batı'da uzun süren barış dönemi başladı. Rusya ile de Belgrat'ta ikinci bir antlaşma imzalandı. Osmanlı-Rus Savaşı ve Küçük Kaynarca Antlaşması (1768-1774) Nedenleri : Rusya'nın geleneksel Karadeniz'e inme, Boğazlardan geçerek sıcak denizlere açılma politikası. Bu politikanın sonucu olarak Rusya, 1768 'de Lehistan'ın iç işlerine karıştı. III. Mustafa, 1768'de Rusya'ya savaş ilan etti. Osmanlı ordusu birçok cephede yenilgiye uğradı. Rus donanması, 1770'te Çeşme'de Osmanlı donanmasını yaktı. 1774 yılında III. Mustafa'nın yerine I. Abdülhamit tahta geçti. 1774 yılında, Rusya ile Küçük Kaynarca Antlaşması imzalandı. Küçük Kaynarca Antlaşması (1774) Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin o güne kadar imzaladığı en ağır koşullu antlaşmadır. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları zedelenmiştir. Bu antlaşma ile Osmanlı Devleti'nin büyük devlet olma özelliği sona ermiş ayrıca Rusya, Akdenize inme politikasını gerçekleştirmiştir. Yine Rusya, ilk defa Osmanlıların iç işlerine karışma hakkını elde etmiş, Ortodoksları koruma görevi Rusya'ya geçmiştir. Kırım Olayı Ruslar, Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra, Kırım'ı kendilerine bağlamak istediler. Ruslar 1778 yılında Kırım'a girerek, kendi yandaşı olan Şahin Giray'ı han seçtirdi. Osmanlı Devleti bu hanlığı onaylamadı. 1779 tarihinde Fransa'nın devreye girmesi ile Rusya ile Aynalıkavak Tenkinamesi imzalandı. UYARI : Böylece, Kırım Rusya'ya bağımlı hale getirildi. 1783'te Şahin Giray'la anlaşan II. Katerina, Kırım'ı Rus topraklarına kattı, Osmanlı Devleti bu olayı ancak protesto edebildi. Osmanlı-Avusturya, Rusya Savaşları, Ziştovi ve Yaş Antlaşmaları (1787-1792) Nedenleri : Rusya'nın, Aynalıkavak'a rağmen, Kırım'ın iç işlerine karışması ve 1783 yılında Kırım'ı işgal etmesi. Osmanlı Devleti, Kırım'ın Rusya'ya bağlanmasını kabul etmedi ve 1787 yılında Rusya'ya savaş açtı. Kısa bir süre sonra Avusturya ile de savaşa girildi. 1789'da Rusların Ozi Kalesi'ni alarak halkı kılıçtan geçirmesi üzerine I. Abdulhamit üzüntüden öldü. 1789 yılında III. Selim tahta geçti. 1789 yılında Fransız İhtilali oldu. Osmanlı Devleti Avusturya ile Ziştovi Rusya ile de Yaş Antlaşmasını imzaladı. Ziştovi Antlaşması (1791) Avusturya ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. 1. Avusturya, savaşta aldığı toprakları Osmanlı Devleti'ne geri verecektir. 2. Orsova ve Unna Irmakları arasındaki topraklar Avusturya'ya bırakılacaktır. Yaş Antlaşması (1792) Rusya ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. 1. Kırım'ın Rusya'ya ait olduğu kabul edildi. 2. Dinyester Irmağı Rusya ve Osmanlı Devleti arasında sınır olarak kabul edildi. 3. Rusya, Boğazlar'dan geçip serbestçe ticaret yapabilecekti. Osmanlı-Fransız İlişkileri Fransa, Rusya'nın ve Avusturya'nın Osmanlı toprakları üzerinde yerleşmesini istemiyordu. Lale Devri'nde Osmanlı-Fransız dostluğu iyice arttı. I. Mahmut zamanında 1740 yılında imzalanan antlaşma ile Fransa'ya kapitülasyonlar verildi. 1789 İhtilali ile Fransa'da başa geçen Drektuvar hükümeti döneminde Osmanlı-Fransız ilişkileri bozuldu. 1789 yılında Napolyon Bonapart Mısır'ı işgal etti. Fransa ile 1801 yılında El-Ariş Mukavelesi imzalandı. UYARI : Osmanlı devlet adamları, XVIII. yüzyılın sonlarında var olan topraklarını korumak için denge siyaseti izlemeye başlamıştır. Denge siyaseti, Avrupalı devletler arasındaki çıkar çatışmalarından faydalanarak toprak bütünlüğünün korunmasıdır. III. Selim Dönemi'nde ağırlık kazanmıştır. Öncelikle Akdenizdeki Osmanlı varlığını korumaya yönelik bir amaç izlenmiştir. El-Ariş Mukavelesi (1801) Fransa ile Osmanlı Devleti arasında imzalandı. Bu mukaveleye göre ; 1. Fransızlar Mısır'ı boşaltacaklar 2. İngilizler deniz yolu ile Fransız askerlerini ülkelerine götüreceklerdir Dağılma Dönemi Ulusçuluk Eylemleri Sırp İsyanı (1804) Nedenleri : 1. Osmanlı Devleti'nde merkezi otoritenin zayıflaması 2. Sırbistan'ı yöneten Yeniçeri kodamanlarının halka baskı yapması 3. Rusya ve Avusturya'nın kışkırtması. 4. 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan "ulusçuluk" akımlarının Sırplar arasında yayılması. 5. XVIII. yüzyılda Osmanlı-Avusturya, Rusya arasında çıkan savaşların Sırp topraklarında yapılması Sırplar , 1804'te, Kara Yogi önderliğinde ayaklanma başlattı. 1812'de imzalanan Bükreş Antlaşması ile Sırplara ayrıcalık verildi. Sırp ayaklanması, 1813'te Miloş Obronoviç önderliğinde yeniden başladı. 1829'da Edirne Antlaşması ile Özerk Sırbistan Prensliği kuruldu. 1878 Berlin Antlaşması ile Sırbistan bağımsızlığını elde etti. UYARI : Sırp Ayaklanması, Fransız Devrimi'nin getirdiği ulusçuluk akımının Osmanlı Devleti'nde görülen ilk etkisidir. 1789 Fransız İhtilali Yalnız Fransa'da değil bütün dünyada etkileri görülen Fransız İhtilali, dünya tarihinde yeni bir çağın başlangıcı olmuştur. Avrupa'da mutlakiyet idarelerinin yıkılışını başlatan bu olay, Fransa'nın XVIII. yüzyılın başlarından itibaren sürüklendiği ekonomik ve sosyal bunalımların doğal bir sonucu idi. 14 Temmuz 1789 tarihinde Fransız Kralı XVI. Lui'nin meclisi dağıtmak istemesi üzerien halk ayaklandı ve Bastille Hapisanesi'ni bastı. Mahkumlar serbest bırakıldı ve isyan giderek büyüyerek bütün Avrupa'ya yayıldı. Bükreş Antlaşması (1812) Osmanlı Devleti ile Rusya arasında 1812 tarihinde imzalandı. Antlaşma maddeleri şu şekildeydi: 1. Eflak ve Boğdan Osmanlı Devleti'ne geri verilecek, ancak Osmanlı Devleti, Eflak ve Boğdan beylerini görevine iade edecektir. 2. Beserabya Rusya'ya verilecek, Prut ırmağı sınır olacaktır. 3. Osmanlı Devleti, Sırbistan'a ayrıcalık verecektir. Bükreş Antlaşması ile Osmanlı Devleti ilk defa kendisine bağlı bir ulusa ayrıcalık verdi. Edirne Antlaşması : 1. Yunanistan bağımsız olacaktır. 2. Eflak ve Boğdan özerkleştirilecektir. 3. Sırbistan Prensliği kurulacaktır. 4. Tuna Irmağının kenarındaki bazı kaleler Rusya'ya verilecektir. 5. Rus ticaret gemileri Boğazlar'dan serbestçe geçecektir. 6. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecektir. 7. Doğu Anadolu'da bazı kaleler Rusya'ya bırakılacaktır. Antlaşmanın Önemi : 1. Edirne Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Küçük Kaynarca Antlaşması'ndan sonra imzaladığı en ağır koşullu antlaşmalarından biridir. 2. İlk defa Osmanlı Devleti'ne bağlı bir ulus bağımsızlık kazanmıştır. 3. Rusya, Orta Avrupa ticaretini denetlemeye başlamıştır. 4. Bugünkü Romanya'nın temelleri atılmıştır. 5. Mısır Sorunu'nun başlamasına neden olmuştur. Osmanlı Devleri, bu antlaşmadan sonra Rusya'ya karşı tek başına olamayacağını anladı ve kendi varlığını sürdürmenin Avrupa devletleri arasındaki denge politikasına bağlı olduğunu gördü. Berlin Antlaşması (13 Temmuz 187 1. Sırbistan, Karadağ ve Romanya'ya bağımsızlık verilecektir. 2. Bulgaristan 3 Bölüme ayrılacak; Makedonya Osmanlı Devleti'ne verilecek, Doğu Trakya özerkleştirilecek, Bulgaristan Prensliği kurulacak. Böylece, Rusya'nın Balkanlar'da güçlenmesi ve Balkanlar üzerinden Akdeniz'e inmesi engellendi. 3. Kars, Ardahan ve Batum Rusya'ya verilecek, Doğu Bayezit Osmanlı Devleti'ne kalacaktır. (Kars, Ardahan ve Batum Brest Litowsk Antlaşmasıile Osmanlı Devleti'ne geri verildi.) 4. Bosna Hersek, Osmanlı Devleti'ne bağlı olacak, Avusturya tarafından yönetilecektir. (1908'de Avusturya, Bosna Hersek'i işgal etti.) 5. Girit ve Ermenistan'da ıslahat yapılacaktır. 6. Teselya Yunanistan'a bırakılacaktır. 7. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecektir. Antlaşmanın önemi : 1. Osmanlılara bağlı pek çok ulus bağımsızlığını kazandı. 2. Osmanlılarda çoküş dönemi başladı. 3. Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları zedelendi. 4. Ermeni sorunu başladı. 5. Rusya'nın Balkanlar'da güçlenmesi ve Akdeniz'e inmesi engellendi. 6. İngiltere ve Fransa'nın Osmanlı Devleti'ni korumaktan vazgeçtiği anlaşıldı. 7. Osmanlı-Alman yakınlaşması başladı. Yunan İsyanı (1820-1829) Nedenleri : 1. Osmanlı Devleti'nde merkezi otoritenin zayıflaması 2. 1789 Fransız İhtilali ile ortaya çıkan "ulusçuluk" akımlarının Yunanlılar arasında yayılması. 3. Rönesans ve Hümanizm hareketleri ile Avrupa'da Yunan hayranlığının başlaması. 4. Rumlar'ın, gemicilik sayesinde Avrupa ile iyi ilişkilere girmesi 5. Rumlar'ın, bağımsızlık amacıyla Etnik-i Eterya Cemiyeti'ni kurması. Rumlar 1820'de Eflak'ta isyan etti. 1821 yılında Mora Yarımadası'nda isyan çıktı. Mora isyanı, Mehmet Ali Paşa'nın yardımı ile bastırıldı. İngiltere, Fransa ve Rusya, Osmanlı Devleti'nin Yunanistan'a bağımsızlık vermesi için 1827'de Navarin'de Osmanlı donanmasını yaktı. 1829'da Edirne Antlaşması ile Yunanistan bağımsızlığını elde etti. UYARI : Ulusçuluk akımının etkisiyle Osmanlılardan bağımsızlığını elde eden ilk ulus Yunanlılar (Rumlar) olmuştur. Etnik-i Eterya Cemiyeti Bu cemiyet 1814'te Odessa'da ikisi Rum, biri Bulgar üç kişi tarafından kurulmuştur. Cemiyetin asıl amacı eski Bizans İmparatorluğu'nu yeniden canlandırmaktı. İstanbul Patriği ile Rus Çarı'nın da desteklediği bu derneğin başında Rus Çarı'nın yaveri olan Aleksandr Ipsillanti bulunuyordu. Cemiyet kısa sürede güçlenmiş, Yunanistan ve İstanbul'da şubeler açmıştır. Kavalalı Mehmet Ali Paşa 1769'da Kavala'da doğdu. 1799'da Fransızlar'ı Mısır'dan çıkarmak üzere gönderilen orduda bayraktar olarak görev aldı. Kısa sürede "başıbozuk alayı" komutanlığına atandı. Mısır'da çıkan Kölemen ayaklanmalarını bastırdı. 1805'te Mısır valiliğine atandı. Mısır'da Avrupalı uzmanların denetiminde kuvvetli bir ordu kurdu. Ayrıca Batı eğitim sistemine dayalı bir eğitim sistemi ve toprak reformunu gerçekleştirdi. Bu arada İstanbul ile iyi geçinmeye de dikkat etti. Hicaz'da çıkan Vahhabi İsyanı'nı bastırdı. 1820'de Sudan'ı ele geçirdi. 1824'te Mora ayaklanmasının bastırılmasında Osmanlı ordusuna çok yardımı oldu. Oğlu için istediği Suriye valiliği yerine Girit valiliği verilince devlete karşı ilk Müslüman isyanı başlattı. 1841'de Suriye elinden alındıysa da Mısır'da kendi hanedanını kurdu. Eflak-Boğdan, Sırbistan, Karadağ, Bosna-Hersek İsyanları (1875-187 Nedenleri : 1. 1789 Fransız İhtilali'nin getirdiği uluşçuluk akımı 2. Rusya'nın Panislavizm politikası. İlk ayaklanma 1875 yılında Bosna ve Hersek'te meydana geldi. Aynı yıl Bulgarlar da ayaklandı. Kargaşadan yararlanan Sırplar ve Karadağlılar da Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Avrupa devletleri Balkanlardaki barışı sağlama amacıyla İstanbul'da bir konferans düzenledi. Osmanlı Devleti, Avrupa'nın iç işlerine karışmasını engellemek amacıyla 1876 yılında Kanun-ı Esasiyi ilan etti. Osmanlı-Rus Savaşları 1807-1812 Osmanlı-Rus Savaşı ve Bükreş Antlaşması Nedeni : 1804 Sırp isyanında Rusya'nın Sırpları kışkırtması ve çıkan isyanı desteklemesi. Osmanlı Devleti, 1806 tarihinde Boğazlar'ı Rusya'ya karşı kapattı. 1806 tarihinde Rusya Eflak ve Boğdan'ı işgal etti. 1807 tarihinde de Osmanlı Devleti Rusya'ya savaş ilan etti. Fransa'ya güvenerek bu savaşa giren Osmanlı Devleti, Fransa'nın iki yüzlü politikası sonucu 1812'de Bükreş Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. 1827-1829 Osmanlı-Rus Savaşı ve Edirne Antlaşması Savaşın Nedenleri : 1. Rusya'nın 1820 tarihindeki Yunan isyanını desteklemesi 2. 1827 yılında da Navarin'de Osmanlı ve Mısır donanmasını yakılması olayına katılması. 1827'de Rusya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Osmanlı Devleti'nin savaşa hazır olmaması nedeniyle, Rusya, Batı'da Edirne'yi, Doğu'da da Erzurum'u ele geçirdi. Osmanlı Devleti, 1829 tarihinde Edirne Antlaşması'nı imzalayarak savaştan çekildi. Kırım Savaşı (1853) ve Paris Antlaşması Savaşın Nedenleri : 1. Rusya'nın Akdeniz'e inme emelleri. 2. Rusya'nın, Eflak ve Boğdan'ı işgal edip, Sinop'ta Osmanlı donanmasını yakması. 1853 yılında İngiltere ve Fransa, Osmanlı Devleti ile ittifak yaparak Rusya'ya savaş ilan etti. 1856'da Kırım'ın Sivastopol ve Malakof şehirleri ele geçirildi. 1856 yılında Paris Antlaşması imzalandı. Paris Antlaşması (1856) Koşulları : 1. Osmanlı Devleti bir Avrupa devleti sayılacak, Avrupa Devletler Hukukundan yararlanacaktır. Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü Avrupa devletleri tarafından korunacaktır. 2. Karadeniz, tarafsız hale getirilecek, savaş gemisi bulunmayacak, yalnızca ticaret gemileri geçecektir. 3. Rusya ve Osmanlı Devleti, Karadeniz'de savaş gemisi bulundurmayacaktır. 4. Eflak ve Boğdan'a özerklik verilecek, Avrupa devletleri'nin garantisinde olacaktır. 5. Tuna ırmağında ticaret gemileri serbestçe dolaşacak ve Avrupa Devletleri tarafından denetlenecektir. 6. Boğazlar, 1841 Londra Senedi'ne göre düzenlenecektir. 7. Osmanlı Devleti'nde 1856 Islahat Fermanı izlenecek, ancak iç işlerine müdahale edilmeyecektir. Antlaşmanın Önemi : 1. Osmanlıların XIX. yüzyılda kazanan devlet olarak imzaladıkları tek antlaşmadır. 2. Osmanlı Devleti'nin kendi toprak bütünlüğünü koruyamayacağı anlaşıldı. 3. Osmanlı Devleti, bir Avrupa devleti olmanın diyetini Islahat Fermanı ile ödedi. 4. Osmanlı Devleti, savaşı kazanan devlet olmasına rağmen yenik devlet durumuna düşürüldü. 5. Karadeniz tarafsız bir deniz haline getirildi. 6. Rusya'nın Akdeniz'e inmesini engelleyerek İngiltere ve Fransa Akdeniz'de güvenliklerini sağladı. 7. Rusya'nın Balkanlar'da egemenlik kurması engellendi. 8. Rusya, 1774'te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması ile elde ettiği haklarını kaybetti, bundan sonra Pan-Slavizm politikasını ortaya attı. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi) ve Ayastefanos Antlaşması Nedenleri : 1. Paris Konferansı'nda çıkarları zedelenen Rusya'nın Pan-Slavizm politikasına ağırlık vermesi 2. Rusya'nın Balkan uluslarını Osmanlı'ya karşı ayaklanmaya kışkırtması Osmanlı Devleti, 1876'da toplanan Berlin, İstanbul ve Londra konferanslarında alınan, kendi aleyhindeki kararları kabul etmedi. Bunun üzerine 1877'de Rusya, Osmanlı Devleti'ne savaş ilan etti. Ruslar, Doğu'da Kars, Ardahan, Batum ve Erzurum'u, Batı'da da Edirne'yi aldı. Osmanlı Devleti bütün cephelerde yenilince, 1878'de Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması imzalandı. UYARI : Ayastefanos Antlaşması, İngiltere ve Avusturya karşı çıktığı için uygulanmadı. İngiltere, Rusya'nın Doğu Akdeniz'de; Avusturya da, Rusya'nın Balkanlar'da güçlenmesini istemediğinden, bu antlaşmaya karşı çıktı. Ayastefanos Antlaşması (3 Mart 187 : 1. Sırbistan, Karadağ ve Romanya'ya bağımsızlık verilecektir. 2. Büyük Bulgaristan Krallığı kurulacaktır. 3. Kars, Ardahan, Batum ve Doğu Bayezıt Rusya'ya bırakılacaktır. 4. Bosna ve Hersek özerkleştirilecektir. 5. Girit ve Ermenistan'da ıslahat yapılacaktır. 6. Teselya, Yunanistan'a bırakılacaktır. 7. Osmanlı Devleti, Rusya'ya savaş tazminatı ödeyecektir. Mısır Sorunu Mehmet Ali Paşa İsyanı Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Napolyon'un Mısır'ı işgali sırasında Kahire'ye geldi. 1804 yılında Mısır valiliğine getirildi. Mısır'da birçok ıslahatlar yaptı. 1821'de Mora'da ortaya çıkan Rum isyanını bastırdı. Mora valiliği isteği reddedilince, Suriye ve Çukurova'ya girerek Kütahya'ya kadar ilerledi. Bunun üzerine II. Mahmut, Rusya'dan yardım istedi. UYARI : Osmanlı Devleti, ilk defa kendi valisi ile savaştı. Mısır sorunu bir iç sorunken zamanla uluslar arası bir sorun haline geldi. 1833 yılında Rus donanması İstanbul'a geldi. 1833 yılında Kütahya Antlaşması imzalandı. Osmanlı Devleti, 1833'de Rusya ile Hünkar İskelesi Antlaşması'nı imzaladı. Kütahya Antlaşması (1833) : Koşulları : 1. Mehmet Ali Paşa'ya Girit Valiliğine ek olarak Suriye Valiliği verilecektir. 2. Oğlu İbrahim Paşa'ya Cidde Valiliğine ek olarak Adana Valiliği verilecektir. 3. Mehmet Ali Paşa, Osmanlı Devleti'ne vergi ödeyecektir. Hünkar İskelesi Antlaşması (1833) Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalandı. Koşulları : 1. Osmanlı İmparatorluğu ve Rusya savaş durumunda birbirlerine yardım edecektir. 2. Osmanlı İmparatorluğu'na saldırı olursa, Rusya asker gönderecek, masrafaları Osmanlı Devleti tarafından karşılanacaktır. 3. Rusya'ya saldırı olursa Osmanlı Devleti Boğazları kapatacaktır. 4. Anlaşma sekiz yıl geçerli olacaktır. Önemi : 1. Osmanlı Devleti ile Rusya arasında ittifak kuruldu. 2. Rusya, Karadeniz'de güvenliğini sağladı. 3. Osmanlı Devleti, Boğazlar'daki egemenlik haklarını kendi isteği doğrultusunda son kez kullandı. 4. Boğazlar sorunu başladı. Nizip Savaşı (1839) Kütahya Antlaşması, ne Osmanlı Devleti'ni, ne de Mehmet Ali Paşa'yı memnun etmişti. 1839 yılında Mehmet Ali Paşa, Osmanlı Devleti'ne ödemesi gereken vergiyi ödemedi. Mehmet Ali Paşa, aynı yıl bağımsızlığını ilan etti. 1839 yılında Osmanlı ve Mısır orduları Nizip'te karşılaştı ve Osmanlı ordusu yenildi. Avrupa ülkeleri, 1840 yılında, Londra'da bir konferans topladı. Konferans'ta Osmanlı Devleti'nin Mehmet Ali paşa'ya karşı korunması kararı alındı. 1840 yılında Londra Antlaşması imzalandı. Londra Antlaşması (1840) 1840 yılında Londra'da Osmanlı Devleti, İngiltere, Rusya, Avusturya ve Prusya delegeleri bir araya gelerek Mısır Sorununu halletmek üzere bir mukavele imzaladılar. Bu mukaveleye göre: 1. Mısır eyaleti hukuk bakımından Osmanlı Devleti'ne bağlı olmakla beraber, yönetim açısından Mehmet Ali Paşa'ya bırakıldı. 2. Mısır'ın Osmanlı Devleti'ne yılda 80 bin kese altın vermesi kararlaştırıldı. 3. Suriye, Adana ve Girit Osmanlı Devleti'ne geri verilecek. Berlin Konferansı'ndan Sonra Osmanlı-Avrupa ve Osmanlı-Balkan İlişkileri İngiltere'nin Kıbrıs'ı Alışı (187 Kıbrıs, 1570 yılında Sokullu devrinde Osmanlı topraklarına katıldı. Ada, İngiltere tarafından 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında, güya adayı Rus saldırılarına karşı korumak amacıyla, işgal edildi. Tunus'un Fransızlar Tarafından İşgali (1881) Fransızlar, 1830'da Cezayir'i işgal etti. Fransızlar, Berlin Konferansı'nda Tunus'a yerleşme arzularını bildirdi. Fransa, 1881 yılında Tunus'u işgal etti. Mısır'ın İngilizler Tarafından İşgali (1882) Mısır, 1517 yılında Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katıldı. 1869'da Süveyş Kanalı'nın açılması ile Mısır'ın stratejik ve ekonomik önemi iyice arttı. 1881'de Fransızlar'ın Tunus'u işgali üzerine İngilizler harekete geçti. İngitere 1882 yılında Mısır'da çıkan isyanı bahane ederek Mısır'ı işgal etti. |
![]() |
| Etiketler |
| ders, notları, tarih |
| Konuyu 1 kişi dikizliyor. Bu kişilerden 0 tanesi bizden, 1 tanesi tanrı misafiri. | |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevaplar | Son Mesaj |
| Sarısın modası tarih mi oluyor ? | çılgın_hayalet | Ren geyiği destanı | 52 | 03-10-2007 23:15 |
| Edebiyat ders notları | Demonix | Öss | 14 | 05-04-2007 15:44 |
| Türkçe ders notları | Demonix | Öss | 13 | 03-04-2007 00:51 |
| A Milliler tarih yazıyor | İZMİR_LEE | Spor haberleri | 0 | 25-03-2007 20:32 |
| Bilardo tarihçesi | Sofican | Bilardo | 0 | 03-02-2007 03:12 |
| Forum yazılımı ve sürümü | Destekleyenler ve desteklediklerimiz |